(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 24.01.2000 tarih ve 1999/307-2000/22 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 17.10.2000 günde davacı avukatı B. ile davalı Ç. Sarayı A.Ş avukatı İ. gelip, diğer davalılar ve avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline 1984 yılından itibaren kullanılan ve sonradan tescil ettirilen Ç. markasının davalılarca haksız biçimde hizmet markası olarak kullanıldığını ileri sürerek, davalıların anılan markaya yönelik tecavüzlerinin tespiti ile önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, davalılardan İ. Özcan vekili, davacının markasının 556 sayılı KHK'nın 7. maddesinde sayılan coğrafi bölge ismi olarak mutlaka ret sebepleri içinde yer aldığını ileri sürerek, davacı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve emsal dosya kapsamına göre, davacının Ç. Bigudileri markasında yer alan Ç. sözcüğünün davalılara ait hizmet ve faaliyetlerde kullanılmakla birlikte cins isim türünden olan bu sözcüğe ayırt edici ekler bulunmasından dolayı iltibastan söz edilemeyeceği, karşı davanın da yerinde olmadığı gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu Ç. çekirdek sözcüğünün davalılardan Ç. Sarayı ve İşletmeleri Geliştirme İnş. ve Turz. A.Ş'nin unvanını taşıyan otel kompleksinin bulunduğu yerdeki saraydan gelmiş olmasına, 1910 yılında yanan saray kalıntısı ve arsa için Maliye Hazinesi tarafından davalı şirket lehine 49 yıl süreyle irtifak hakkı kurularak sonrasında bu davalının saray kalıntısını restore edip yanındaki arsaya da otel inşa edecek tamamını Ç. Palace Hotel adı altında işletmekte bulunmasına, irtifak hakkı ile birlikte Ç. adının da davalı şirketçe kullanılmak üzere devredildiğinin ve bu şekilde bu sözcük üzerinde bu davalının davadan önce marka hakkı doğduğunun kabulünün gerekmesine, Ç. adının sözlük anlamından zamanla sıyrılıp bağımsızlaşarak anılan sarayla özdeşleşip sarayı çağrıştırmasına ve davalı şirketin açtığı Ş. A.Ş ye ait markanın iptali davasının reddi kararının Dairemizce davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulmuş olmasına göre, adı geçen davalı şirkete yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın bu davalı bakımından onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik temyizine gelince, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK ile tescil ilkesine öncelik verilerek, istisnalar dışında tescilli markanın terkin edilmedikçe üstün ve korunmaya değer hak sağladığı öngörülmüştür. Davacının ilk olarak 03.09.1987 tarihinde tescil ettirdiği ve 1997 yılında yenilettiği Ç. markasının, anılan marka üzerinde önceye dayalı üstün sahibi olunduğu iddiası ile diğer davalılarca iptal ettirilmeden kullanılması tescilli markaya tecavüz oluşturduğundan, bu davalılar yönünden davanın kabulü gerekirken, Ç. sözcüğünün davacı adına tescilli marka olduğu gözden kaçırılarak cins isim olması nedeniyle herkesçe kullanılabileceği biçimindeki gerekçeyle yazılı olduğu gibi karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarı da 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalılardan Ç. A.Ş'ye yönelik temyiz itirazlarının reddiyle kararın bu davalı bakımından ONANMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile diğer davalılara yönelik kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Ç. A.Ş'ne, diğer davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 24.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy