(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.2.2000 tarih ve 1999/8-2000/89 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatife üyeliğinden doğan borçlarını ödemediğini ve açılan takibe de haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yaptığı toplu ödeme sonucu kooperatife bir borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalıya eski yönetimce verilen, kendisinden elektrik, su gibi masraflar dışında para alınmayacağına dair belgenin geçerliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 410.000.000 TL'si asıl alacak üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, davalı kooperatif üyesinin akçalı yükümlülüğü genel kurullarda alınan kararlara dayalı olduğundan, davalı tarafından bilinebilir ve belirlenebilir bir nitelik taşımaktadır. Bu nedenle takibe konulan alacağın likit olmadığından söz edilemez. Likit bir alacağa dayalı takibe itirazın kaldırılması davasının kabulü halinde ise, davacının isteği varsa davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Mahkemece, davacının icra inkar tazminatı istemeye hakkı olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu isteğin reddi yolunda hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 15.370.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.07.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy