(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Antalya 2.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 14.2.2000 tarih ve 1997/1225-2000/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı seyahat acentesinin getireceği turist müşterilerin müvekkiline ait otelde konaklaması karşısında sözleşme ile DM. üzerinden kararlaştırılan borcunu davalının TL. üzerinden ödediğini, oysa fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığını ödemesi gerektiğini, keşide ettikleri ihtara rağmen bakiye 9.089 DM. nın ödenmediğini, ileri sürerek bu miktarın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket mallarına haciz konulması üzerine şirket yetkilisinin isteği üzerine ödemelerin bir süre geciktirildiğini, faturaların tanzim tarihlerinin müşterilerin otelden ayrılış tarihini yansıtması gerekirken, otele giriş tarihi olarak tanzim edilmeleri nedeniyle faturaların 10 günlük gecikmeyle ödendiği görünümünün meydana geldiğini, sözleşmede ödemelerin DM. olarak yapılacağına ilişkin bir kaydın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda sözleşmede ücretin DM. üzerinden kararlaştırıldığı, Turizm İşletmelerinin bakanlıkla, birbirleriyle ve müşterileriyle ilişkileri hakkındaki yönetmeliğin 14.maddesinde, faturaların sözleşme ile belirtilen süre içinde böyle bir hüküm yoksa faturanın alınmasından itibaren 30 gün içinde ödeneceği hükmüne yer verildiği, buna göre davalının 6.053.52 bakiye DM. borcu kaldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, bu miktarın davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sözleşmeden doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, TL. üzerinden ödeme yapan ancak DM. üzerinden ödeme yapması gereken davalının ödemesi gereken borcu kalıp kalmadığı, kalmış ise bunun DM. olarak miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Sözleşmede, Faturalar, müşterilerin otel'e giriş günü geçerli olan TC. Merkez Bankası döviz alış kuru ile hesaplanarak çıkış günü tanzim edilir. Ödeme faturanın acenteye ibrazından itibaren en geç 14 gün sonra yapılacaktır hükmüne yer verilmiştir.
Hükme dayanak yapılan ek bilirkişi raporunda, müşterilerin otele giriş tarihlerini yansıtan fatura tarihlerinin üzerine teamülü göre varsayılan 15 günlük ödeme süresi eklenerek bulunan tarihlerdeki kur üzerinden borcun DM. karşılığı belirlenmiş, davalının TL. üzerinden ödediği borç miktarı aynı kur üzerinden DM. na çevrilmiş, aradaki fark kadar davalının bakiye borcunun kaldığı belirtilmiştir. Bilirkişice sözleşme hükmü gözetilmeden borcun belirlenmesi ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, sözleşmenin yukarıda belirtilen hükmüne uygun hesaplamayı içerecek şekilde yeniden bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığının tahsilini talep ettiği halde mahkemece bakiye borcun tespit edilen DM. karşılığının aynen döviz üzerinden hüküm altına alınması da HUMK. nun 76. maddesine aykırı olup, kabul tarzı itibariyle doğru bulunmamaktadır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy