(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 11.11.1999 tarih ve 1998/699-1999/563 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin başlangıçta 3 ortakla kurulan davalı şirketin %33 paya sahip ortağı olduğunu, daha sonra diğer ortak Adnan ...nun hissesini ortak ve şirket müdürü Mustafa ...a devrettiğini, bu kişinin şirketi kişisel menfaatleri için kullandığını, müvekkilinin şirkete giriş-çıkışlarının engellendiğini, muhasebe ile ilişkisinin kesildiğini, müvekkilinin alacakları ödenmediğinden Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile yaptırdığı tesbite göre 3.490.517.947 lira alacağının belirlenmesi üzerine bu miktarı takibe koyduğunu ancak davalının haksız itiraz ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın likit olmadığını, defterlerin usulüne uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı şirketin iki ortaklı olması nedeniyle şirketi tasfiye haline getireceğinden çıkmanın mümkün olmadığı, kaldı ki ortaklar arasındaki uyumsuzluğun da kanıtlanamadığı, davacının takibe koyduğu miktarı davalı şirkete borç verdiği, sermaye olarak vermediği, gerekçeleriyle çıkma talebinin reddine, diğer talebinin kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hükmün esasını oluşturan ve tefhim edilen kısa kararda davacının icra inkar tazminat talebi red edildiği halde, gerekçeli kararda bu talebin kabulü suretiyle çelişki yaratılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı limited şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.02.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy