(6762 S. K. m. 133)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 10.12.1999 tarih ve 1997/927 1999/1313 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 13.06.2000 günde davacı avukatı ...., davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen acentalık sözleşmesini davalı aracı kurumun 30.06.1997 tarihinde haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, bu zarar karşılığı 12.019.617.700.- liranın ve 5.000.000.000.- lira manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının, sözleşmenin 25/A maddesi hükümlerine uygun davranmadığını ve müvekkilinin ayrıca Sermaye Piyasası Kurulunun getirdiği özsermaye kurallarına uyum sağlamak zorunda kaldığından yasa hükümleri (TTK. nun 133. maddesi) gereğince sözleşmeyi haklı nedenlerle feshettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının acentalık sözleşmesinin 25. maddesine göre fesih bildiriminde bulunmuş ise de bu maddenin hangi bendine aykırı davranıldığının bildirilmediği, yapılan kontrollerde davacının işlemlerinde eksiklik tespit edilmiş ise de bunların tamamlanması için uyarı yapılmadan sözleşmenin feshedildiği ve böylece feshin haksız olduğu, sözleşmenin 27. maddesinde davacının tazminat taleplerinden feragat ettiğine ilişkin hükmün bağlayıcı olmadığı, fesih tarihi olan 30.06.1997 ile sözleşmenin normal süresinin bitimi olan 26.02.1998 arasındaki süre için davacının kar mahrumiyetinin 6.851.350.000.- lira olduğu, davacının fazlaya ilişkin zararının ve manevi zararının kanıtlanamadığı gerekçesiyle 6.851.350.000.- liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 230.310.750.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 29.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy