(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 21.03.2000 tarih ve 1999/754 - 2000/195 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatif üyesi olan davalının, aidatlarını ödememesi üzerine Genel Kurul Kararı uyarınca ihraç yönünde ihtar çekmeden icra takibine giriştiklerini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aidatları ödememe halinde ihraç prosedürünün uygulanması gerektiğini, dolayısıyla icra takibine girişilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar doğrultusunda yasa ve anasözleşme hükümlerine göre, aidat ödenmemesi halinde önce ihtarların çekilmesi, daha sonra ihraç kararı alınması yada icra takibinin başlatılması gerektiği, ihtar çekilmeden doğrudan icra takibine geçilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava; davacı kooperatifin aidat alacağının tahsili için başlattığı takibe davalı itirazının iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, ihtar tebliğ edilmeden doğrudan takibe girişilip girişilemeyeceği üzerinde toplanmaktadır.
Dosyada mevcut davacı Kooperatif Anasözleşmesi'nin 23/6 ncı bendinde, Genel Kurul'un, ortaklardan tahsil edilecek taksit miktarı ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tesbit etmek görev yetkisinin olduğu hüküm altına alınmış olup, davacı Kooperatif Genel Kurulu'nca da 11.01.1998 tarihinde, yönetim kuruluna aidat ödemeyenlere ihtar çekilmeden icra takibi başlatma yetkisi verilmiştir. Bu karara karşı dava açıldığı şeklinde bir savunma getirilmemiş olduğu gibi, icra takibi de 10.08.1999 tarihinde başlatılmıştır.
Öte yandan, 1163 Kooperatifler Kanunu'nun 16/son madde ve fıkrasında, ortaklık hak ve yükümlülüklerinin çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam edeceği hüküm altına alınmış olup, davalıya ihtar çekilmediği ve çıkarma prosedürünün başlatılmadığında zaten uyuşmazlık yoktur.
Bu durumda mahkemece, ihtar tebliğ edilmeden doğrudan icra takibine girişilebileceği gözetilerek itirazın iptali davasına bakılmak gerekirken, yasa ve anasözleşme hükümlerinden aksi yönde sonuç çıkartılarak, yazılı gerekçelerle davanın reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy