(743 S. K. m. 2) (YHGK. 14.03.2001 T. 2001/11-199 E. 2001/244 K.)
Taraflar arasındaki davanın Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 27.04.2000 tarih ve 2000/18 - 2000/397 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin keşidecisi olduğu ve davalının ciro yoluyla sahip olduğu senedin lehdarın gerçek veya tüzel kişiliği bulunmaması, cirodaki imzanın da yetkili şahsa ait olmaması nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadığını, ancak, davalının icra takibi ile müvekkilinden 65.700.000.- lira tahsil ettiğini ileri sürerek, bu meblağın % 80 faizi ile istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, senedin geçerliliğinin merci hakimliğince belirlenip, kararın kesinleştiğini, davacının cirosunun sahteliğine dayanamayacağını, kaldı ki, cironun geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere nazaran, senette lehdar olarak tüzel kişiliği olmayan Uyar Dershanesinin gösterildiği, ciro kısmında Ltd.Şti. kaşesi mevcut ise de, ciro imzasının şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığı, bu durumda, adi senet hükmündeki belge ile kambiyo hukukuna mahsus takip yapılamayacağı, bu yolla yapılan takip sonunda tahsil edilen paranın iadesi gerektiği sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibi sonunda ödenen meblağın istirdadına ilişkindir.
Davacı, lehdar hanesinde Uyar Dershanesi yazan bonoyu imzalamış, bilahare, senedin arkası Uyar Eg.Öğr.Ltd. kaşesi ile imzalanarak davalıya ciro edilmiştir. Davacı bu davada sonuç olarak, dava konusu senedin lehdarın bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmadığını ileri sürmekte ise de, daha baştan lehdar hanesinde Uyar Dershanesi yazılı senedi gördüğü halde imzalayan davacının böyle bir iddiası tipik olarak MK. nun 2 nci maddesine aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğundan hukuken himaye edilemez.
Kaldı ki, ciro kısmındaki şirket ünvanı nazara alındığında senedin ön yüzünde lehdar ünvanının eksik yazılması sonuca etkili olmadığı gibi, senedin arkasını ciro eden Mehmet Ali U.'ın da dosyaya ibraz edilen Ankara 41 nci Noterliğince düzenlenmiş 09.04.1997 tarihli vekaletname kapsamına göre, senet imzalama yetkisi de dahil olmak üzere çok geniş kapsamlı şirketi temsil ve yetkiye sahip olduğu görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, kambiyo hukukuna mahsus takip yapılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy