(818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 8.12.1999 tarih ve 1998/1589-1999/1176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Hızır Akgün'ün müvekkili bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak dört adet taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, ipoteklerin paraya çevrilmesi amacıyla yapılan icra takibi sırasında davalının ipotekli taşınmazları diğer davalıya sattığını, takip sırasında davalı Hızır'ın müracaatla üç taşınmazın ipotek tutarını ödeyerek ipotekleri fekkettirdiğini, borcun ipotek limitinden fazla olması nedeniyle yapılan işlem hakkında şikayette bulunduklarını, şikayetin kabulüne karar verilmesine rağmen fek işleminin gerçekleştirilmiş olduğunu, yapılan hatalı işlem nedeniyle müvekkili bankanın zarara uğradığını beyanla fekkedilen ipoteklerin aynı şekilde hükmen tesisine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, takip tarihinde takip konusu alacağın ipotek limitinin altında olduğu, ipoteklerin limit ipoteği olması nedeniyle ipotek borçlusunun ipotek bedellerini ödemek suretiyle ipoteklerin fekkini sağlamasının mümkün olduğu, yapılan işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalı Hızır Akgün'ün davalı bankadan kullandığı-kullanacağı kredilerinin teminatı olmak üzere dört taşınmazı üzerinde banka yararına ipotek tesis edilmiş bulunmaktadır.
Davacı bankanın hesabı kat ederek davalı hakkında girişmiş olduğu icra takibinde talep ettiği alacak tutarı ipotek limitlerin toplamından fazla olduğu gibi, davalı tarafından yapılan ödemeye kadar oluşan temerrüt faiz dikkate alındığında ve yapılan ödeme düşüldükten sonra bakiye alacak tutarının ipotek limitlerinin toplamının çok üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Esasen borç tamamen ödenene kadar, bir başka deyişle somut olayda olduğu gibi bir temerrüt faizi nedeniyle gelişen bir borç olması halinde borç tamamen tasfiye edilinceye kadar teminat ipoteklerinin kaldırılması düşünülemez.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy