(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 30.12.1999 tarih ve 1997/1078-1999/1351 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 31.10.2000 günde davacılar avukatı Nuray Sağlam ile davalı avukatı Neşe Yazıcı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Ali'nin davalı bankadan 11.8.1993 tarihli sözleşmeyle (114.200) USD karşılığı dövize endeksli konut kredisi aldığını, diğer müvekkilinin ise krediyle alınan taşınmazı ipotekli olarak devraldığını ve ipotek borcunun da halefi olduğunu, 1994 yılındaki ekonomik kriz sonrası döviz kurlarında üç kata varan artışlar nedeniyle edimler arası dengenin borçlu aleyhine değiştiğini ileri sürerek, borcun TL ile ödeme taksit koşullarına uyarlanmasını ve taksitlerin basit faiz formülüne göre kararlaştırılan aylık taksit tutarı (1257) USD karşılığı (2.202.159.570) TL'nin %72 faiziyle birlikte istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, borçlunun 28.9.1997 tarihli senedi vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü ve böyle bir dava açamayacağını, dayanılan ekonomik krizin ortaya çıkmasından yıllar sonra açılan davanın dinlenilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, banka kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, 28.9.1997 tarihli senet vadesinin Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle izleyen iki işgünü içinde bu davanın açılmış olmasından dolayı temerrütten söz edilemeyeceği, 3.1.1994 tarihindeki kura göre bakiye borcun TL karşılığı esas alınarak eksik ödenen borcun faiziyle birlikte dava tarihinde ulaştığı miktar olan (96.358.565) TL'nin ödenmesi gerektiği, bakiye borcun düşük düzeyde olmasından ötürü taksitlendirme olamayacağı gerekçesiyle anılan miktarın dava tarihinden itibaren %82,80 faiziyle birlikte nakde ve def'aten ödenerek uyarlamamış yapılmasına, istirdat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı bankaca davacıya kullandırılan dövize endeksli konut kredisine ilişkin sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması ve fazla ödendiği savlanan meblağın istirdadı istemine ilişkindir.
Mahkemece de isabetli olarak saptandığı üzere 28.9.1997 vadeli bononun Pazar gününe gelen vadesini izleyen iki işgünü içinde açılan bu davada davacının mütemerrit olduğundan söz edilemeyecek olsa da, 11.8.1993 tarihli sözleşmenin dört yılı aşkın bir süre geçmesinden ve uyarlama gereği isteminin dayandırıldığı ekonomik kriz ve buna bağlı olarak döviz kurlarındaki beklenmedik yükseklikteki artışların gerçekleştiği 1994 yılı Nisan ayından (3,5) yıl sonra 1.10.1997 yılında açıklan bu davanın samimi ve emprevizyon ilkesi çerçevesinde kabulüne olanak görülmediğinden bu noktadan reddi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 31.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy