(4721 S. K. m. 2, 4) (818 S. K. m. 19, 365/2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın ( İstanbul Altıncı Sulh Hukuk Mahkemesi )nce görülerek verilen 29.3.2000 tarih ve 1998/1356-2000/303 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile bulunan sözleşmenin uyarlanması için İstanbul Altıncı Ticaret Mahkemesinin 1997/1365 esas sayılı dosyasında aylık maaşının 40.000.000 lira olarak belirlendiğini, ancak bilirkişice maaşın 48.418.500 lira olarak tespit edildiğini, söz konusu dosyada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin aylık maaşın tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, taraflar arasında görülen ve kesinleşen dosyada davacının aylık maaşının 48.418.000 lira olarak belirlendiği, sözkonusu dosyada talebe bağlı kalınarak 40.000.000 liraya hükmedildiği, davacının fazlaya ilişen haklarını saklı tutmuş olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, aylık 8.418.500 liradan yıllık 101.022.000 lira maaş farkının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı kesinleşen ilk davada, aylık emekli gelirinin 270.000 lira olduğunu fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava tarihinden itibaren 40.000.000 TL.ya yükseltilmesini istemiş, ilk davada alınan bilirkişi raporunda aylık gelir ödemesinin 48.418.500 lira olduğu tespit edilmiş, mahkemece istek gibi davacıya ödenmekte olan 270.000 lira aylığın ( 40.000.000 ) liraya yükseltilmesine karar verilmiştir.
Davacı bu davada, yine fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere ilk davada saklı tuttuğu ve bilirkişi raporunda yazılı aylık 8.418.500 lira yıllık 101.022.000 TL.nin tahsilini talep etmiştir. Gerek Kara Avrupası öğreti ve uygulamasında, gerekse Türk öğreti ve uygulamasında, sözleşmenin yapılmasından sonra umulmayan bir neden ( Emprevizyon nazariyesi ) akdin ifasını taraflardan biri için çok ağırlaştırmışsa MK, 2. maddesine dayanılarak, sözleşmede uyarlama ile ilgili bir hüküm olmasa bile, hakimin sözleşmeyi tadil veya uyarlayabileceği kabul edilmektedir ( YHGK. 3.2.1988 E. 1987/11-411 K. 1988/66 ).
Clausula Rebus Sic Stantibus ilkesinin ani edimli sözleşmelerde uygulanamayacağı benimsenmektedir. Çünkü edim yerine getirildikten sonra artık şartların ağırlaştığını öne sürmek söz konusu olamaz. O halde, anılan ilkenin sürekli edimli sözleşmelerde uygulanacağı gibi, bu ilkenin gelecekte sonuç doğuracak veya gelecekte yerine getirilecek yahut derhal ifa ile sona ermemiş sözleşmelerde de uygulanabileceği uygulamada kabul edilmektedir.
Taraflar arasındaki ilişkinin sürekli edimli borç ilişkisi bulunduğu anlaşıldığından Dairemizin yerleşik uygulamasına göre somut olayda uyarlama kurallarının uygulanacağından kuşku duymamak gerekir.
Diğer taraftan, şartların değişmesi, öngörülmeyen hadiselerin ortaya çıkması hallerinde, uyarlamanın diğer şartlarının da gerçekleşmesi halinde, iştirak nafakasının artırılmasında olduğu gibi, kesinleşen emekli gelirinin de yeni şartlara uyarlanmasının istenebileceği aşikardır. Uyarlamanın özelliği itibariyle fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması yoluyla önceki davada saklı tutulan miktar yeniden dava edilemez. Çünkü ilk açılan uyarlama davası kısmi bir dava değildir. Fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulması, tümü ihlal, yada inkar olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Oysa, uyarlamada hakim sözleşmeye müdahale etmekte onu tadil etmektedir. Hakimin sözleşmeye müdahale ederek takdir edebileceği bir şey için, hakların saklı tutulması söz konusu olamaz. Bu durumda açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda yazılı gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.9.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy