(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 09.03.2000 tarih ve 1999/81 2000/69 sayılı kararınca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı kooperatifin ortağı olduklarını, akçalı yükümlülükleri yerine getirmedikleri gerekçesiyle kooperatif ortaklığından ihraç edildiklerini, ihraç kararından 07.02.1999 tarihli genel kurulda haberdar olduklarını ileri sürerek, Yasa ve anasözleşme hükümlerine aykırı olarak verilen ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın 3 aylık hak düşürücü sürede açılmadığını, ihraç kararlarının Yasa ve anasözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ihraç kararının davacılara 25.06.1998 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların, yönetim kurulunca verilen ihraç kararına karşı 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen üç aylık sürede genel kurul nezdinde itiraz etmediği, iptal davasının ise üç aylık süre geçtikten sonra 09.03.1999 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
1- Dava, davacılar hakkında verilen kooperatif üyeliğinden çıkarılma kararının iptali istemine ilişkindir. 27.05.1998 tarihinde davacıların üyelikten çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararı davacı Engin'e 08.06.1998, diğer davacılara ise 25.06.1998 tarihinde tebliğ edilmiştir. 07.02.1999 tarihli genel kurulun 7. maddesinde davacılar hakkında verilen ihraç kararı tekrar oylanmış ve oy birliği ile kabul edilmiştir. Genel kurulda alınan bu kararın ise davacılara tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Dava açma süresi, genel kurul kararının tebliğinden sonra işlemeye başlayacaktır. Bu durumda davanın süresinde açıldığının kabulü gerekip, işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru değildir.
2- Öte yandan; Davacıların her biri davalı kooperatifin ayrı ayrı üyesidir. O halde davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur. Bu nedenle tek maktu harçla dava açılıp, yine tek maktu karar harcı ile dava sonuçlandırılamaz. Mahkemece, her bir davacı için davanın harçlandırılarak sonuçlandırılmaları gerekirken, tek maktu harç alınıp davanın sonuçlandırılması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy