(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 24.12.1999 tarih ve 1999/32-739 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılar Abdurrahman Karakoca Ltd. Şti. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Abdurrahman Karakoca'nın kooperatif kurucusu ve uzun süre yönetim kurulu başkanı olduğunu, binaların yapım işini ve kendi şirketi olan diğer davalı şirkete batıl sözleşmeler ile verdiğini, 05.06.1996 tarihinde eski iki yöneticinin de imzaları ile yönetim kurulundan alınmış gibi gösterilen 5.000.000.000.TL. miktarlı teminat senedini borç senediymişçesine davalı Mustafa Dilişen'e ciro ettiğini, bu davalının senedi icra takibine koyduğunu, bu senedin yasal şartları taşımadığını, suç duyurusunda bulunduklarını beyanla takibe ve davaya konu borçlusu müvekkili kooperatif ve alacaklısı davalı şirket olan 05.06.1996 tarih 29.11.1998 vadeli senedin iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine, haksız takip nedeniyle %40 inkar tazminatı ile %15 munzam zarar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Dilişen vekili, senedin teminat senedi olduğu def'inin ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebileceğini, takip alacaklısının üçüncü kişi olduğunu, senet metninde teminat senedi olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, kooperatif ile şirket arasındaki ihtilafın kendilerini ilgilendirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Abdurrahman Karakoca ve Karakoca Ltd. Şti vekili, davaya konu senedin takibe konduğu icra dosyasında alacaklının alacağını haricen tahsil ettiğinden dosyanın işlemden kaldırıldığını davanın konusuz kaldığını savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davanın İ.İ.K. 72/3 maddesine dayalı menfi tespit ve senet iptali davası olduğu, davalılar Abdurrahman Karakoca ve Karakoca Ltd. Şti. vekilinin yargılama sırasında davacı kooperatifin müvekkillerine davaya konu senetten dolayı borçları bulunmadığını beyan etmeleri karşısında davanın konusunun kalmadığı, takip alacaklısı davalı Mustafa Dilişen'in senedin teminat senedi olduğunu bildiği ve kötüniyetli olduğunun ve davacının munzam zararının bulunduğunun ispatlanamadığı, davalılar Necati Karagöz ve Şeref Doğan'ın dava konusu senet ve icra takibi ile ilgileri bulunmadığı gerekçesiyle davalılar Necati Karagöz ve Şeref Doğan hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden konusu kalmayan davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu ve takibe konulan bonoda davalı şirketin lehtar olarak yer alıp, husumetin şirkete yöneltilmesinin doğru bulunmasına göre davacı vekili ile davalı Karakoca İnşaat Lmt. Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespit ve senet iptali ile inkar tazminatı ve munzam zarar istemine ilişkindir.
Davalı Abdurrahman Karakoca yapılan icra takibinde taraf olmayıp, kendisine husumet yöneltilmesinin mümkün bulunmamasına göre bu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı olduğu şekilde konusu kalmayan davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de bu gerekçeye sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Abdurrahman Karakoca vekilinin temyiz itirazının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıdaki gerekçeler ile ONANMASINA, 2.080.000 er lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden taraflardan alınmasına, 18.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy