(554 S. KHK. m. 7, 11)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 03.04.2000 tarih ve 1997/334-2000/106 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçek'li tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kumaş üretimi ve pazarlaması işi ile iştigal etmesi nedeniyle ürettiği ve tescil ettirdiği 1478 ve 2473 Nolu Endüstriyel Tasarımlardaki orijinal desenlerin davalı tarafından haksız olarak kullanıldığını, davalının eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, davalının tasarımları kalitesiz kumaşlarda kullandığını ve kalitesiz kumaşlardaki tasarımları ucuza satıp müvekkilini zarara uğrattığını, bu eylemin müvekkilinin manevi zararına da yol açtığını ileri sürerek, her iki tasarıma yapılan tecavüzün önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, 8.000.000.000 TL maddi, 1.000.000.000 TL manevi tazminat ile 6.000.000.000 TL yoksun kalınan karın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu tasarımın ayırt edici yenilik vasfı bulunmadığını, tasarımın müvekkilince taklit edildiği ve kalitesiz kumaşlara basıldığının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davalının eyleminin 2473 Nolu tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturmadığı, 1478 Nolu tasarımın davalı tarafından haksız olarak kullanıldığının belirlenip, davacının bundan oluşan maddi zarar miktarının saptanamadığı, davacı vekilinin yeniden bilirkişi incelemesi yapılması için verilen kesin süreye karşın belirtilen gideri yatırmadığından bu yöndeki istemin reddedildiği, davalının tasarımı kötü ve uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürdüğü kanıtlanamadığından manevi tazminat isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle, 2473 Nolu tasarım nedeniyle açılan davanın reddine, 1478 Nolu tasarım hakkına davalının eyleminin tecavüz oluşturduğunun tespiti ve önlenmesine, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davaya konu tasarımların yenilik vasfı bulunmadığını ve müvekkilinin eyleminin tasarıma tecavüz oluşturmadığını savunmuştur.
554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK'nın 7. maddesinde ayırt edici nitelik (yenilik vasfı) tanımlanmış olup, Korumanın Kapsamının Belirlenmesi başlığını taşıyan 11. maddesinde de, bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken, 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların dikkate alınacağı öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere, bir tasarımın korumadan yararlanabilmesi için ayırt edici niteliğe sahip olması zorunlu koşuldur. Oysa mahkemece hükme dayanak alınan ve davalı yanca itiraza uğrayan bilirkişi raporunda dava konusu endüstriyel tasarımların ayırt edici niteliği üzerinde durulmamış ve bu konuda bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacı vekili de, maddi tazminatın belirlenmesi açısından yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını istemiştir.
Nitekim bu itirazlar üzerine mahkemece, 11.10.1999 tarihli oturumda, tarafların itirazları dikkate alınarak, iddia ve savunma değerlendirilip davacının endüstriyel tasarımına bir tecavüz olup olmadığı, varsa bundan olan maddi zararın hesaplanmak üzere dosyanın İstanbul Nöbetçi Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi yönünde ara kararı verilmiş, daha sonra ara kararı gereği davacı tarafça yerine getirilmediğinden daha önceki rapor esas alınarak hüküm kurulduğu saptanmıştır.
Oysa bu halde mahkemece, davalı tarafa dava konusu endüstriyel tasarımın ayırt edici niteliği (yenilik vasfı) ve tasarıma tecavüz olup olmadığı yönünden uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılabilmesi için olanak tanınması, tasarıma tecavüzün varlığı halinde davacı tarafa maddi tazminatın hesabı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırmak üzere fırsat verilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde noksan inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy