(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 4.2.2000 tarih ve 1999/340-2000/48 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı kooperatifin ortakları olup, haklarında 18.9.1996 tarihinde yönetim kurulunca verilen ihraç kararının iptali için dava açıldığını, ihraç kararlarının kesinleşmesine rağmen 2.11.1997 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmadıklarını ileri sürerek 2.11.1997 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmada davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından davacılar tarafından aynı konuda açılan davanın derdest olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar temyiz etmiştir. Dairemizin 10.5.1999 gün, 1999/1954 E.-3817 K. sayılı ilamı ile davaların sebebinin aynı olmadığı birinin sonuçlanması ile aynı sonuca ulaşılamayacağı, diğer davanın davacıların ihracının iptaline ilişkin olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davacıların genel kurul toplantısına üyelikleri devam ettiğinden çağrılmalarının gerektiği ancak çağrılmadıkları bu nedenle genel kurul kararının iptalini isteme haklarının doğduğu, genel kurulda 5 adet kararın alındığı, bunlardan divan başkanının seçimi ve yönetim ve denetim kurullarına huzur hakkı ödenmesi kararlarının oybirliği ile alındığı, ara ödeme ve aidatların artırılmasına ilişkin kararın Kooperatifler Kanunu'nun 52. madde anlamında ek ödeme yükümü niteliğinde olmadığı ve ana sözleşmeye göre yeterli çoğunluk kararı ile alındığı, davacılar toplantıya katılsa bile sonucu değiştirmeyeceği, yönetim kurulunun seçimine ilişkin önerinin gündeme yeterli çoğunluk sağlanamadığından alınmaması kararında ise önerinin yeterli oyla sunulduğu ancak kabul edilmesinin davacılar katılsa dahi değişmeyeceği, kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 18.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy