(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 3.2.2000 tarih ve 1997/77-2000/45 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif üyesi ve muhasip iken yönetim kurulu hakkında yapılan şikayet sonucu yargılanıp beraat ettiğini, kooperatife müracaatında üyelikten çıkartıldığı söylenip kendisine konut verilmediğini beyanla konut bedelinin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, kooperatife diğer üyelere göre daha az ödeme yaptığını, ödemelerinin bir kısmını çektiğini, diğer üyeler kadar aidat ödediği taktirde ikinci kısım inşaatlardan daire verilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının hakkındaki ihraç kararının iptaline, daire bedeli isteminin reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 18.11.1996 tarih 1996/7688-8014 sayılı ilamı ile Bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen son bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının kooperatife yatırdığı aidat toplamının 41.756.99.TL. olduğu, davacının yatırdığını iddia ettiği diğer miktarların muhasip olması nedeniyle kooperatif nam ve hesabına yatırılan paralar olduğu, normal üyenin aynı tarihte 90.000.TL. ödemesi bulunduğu, dava tarihindeki daire değerinin eskalasyon katsayısına göre 47.612.387.TL. olduğu, aidat ödeme oranına göre alması gereken konut bedelinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 22.092.148.TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından davalı kooperatif hesabına yatırılan 200.000.TL. ile 2.300.000.TL.nın aidat ödemesi olmadığının son bilirkişi raporu ile belirlenmiş bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatiften konut bedeli istemine ilişkindir.
Ortağı olduğu kooperatiften haksız olarak konut alamayan bir ortağın kooperatiften tazminat istemine ilişkin davalarda uygulanması gereken tazminat hesaplama ilkesi Dairemizce aşağıdaki şekilde formüle edilmiştir.
1- Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işyerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2- Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibari ile toplam ödemeleri dava tarihine kadar (Toptan Eşya Fiyat Endeksi artış ortalama rakamları esas alınarak) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3- Bundan sonra, yukarıda (1) numaralı bentte bulunan değerden (2) numaralı bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine karşı ne miktar yararlanma sağladıkları ortaya çıkarılmalıdır.
4- Buna takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri (2) numaralı bentteki ilkelere göre dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da güncelleştirilmelidir.
5- Bu saptamalardan sonra, normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın yukarıda (2) numaralı bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda (3) numaralı bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının (4) numaralı bentte eksik ödemelerinin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak (4) numaralı bentte bulunan miktar (3) numaralı bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın (2) numaralı bentte bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar, davacı ortağın bu davada kooperatiften istemesi mümkün olan zarar miktarını belirleyecek ve mahkemece (talep de değerlendirilecek) bu miktara hükmedilebilecektir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu tazminat hesabı yönünden hüküm vermeye yeterli değildir. Bilirkişilerin gerektiği taktirde kooperatif merkezinde tüm kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapmak ve davacı delillerini de incelemek suretiyle yukarıda anılan ilkeleri dikkate alarak raporlarını hazırlamaları gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy