(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 7.9.1999 tarih ve 1996/96-1999/261 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı ve muk. davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 10.10.2000 günde davalı ve muk. davacı avukatı Nagehan Tura gelip davacı muk. davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait gemideki hurdanın boşaltılması sırasında gemiye ait vinç borunun düşmesi sonucu müvekkiline ait ahtapot tabir edilen polibin hasarlandığını ileri sürerek, şimdilik (760.000.000) liranın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Rize Den. A.Ş. vekili, taşıma sözleşmesi uyarınca gemiden hurda demirin tahliyesi için gemi kreynlerinin davacı ve diğer davalı hizmetine verildiğini kreyn operatörünün kusurlu fiili sonucu silkelenen kreyn bumbasının donanımını keserek düştüğünü, tüm kusurun karşı tarafta olduğunu, olay sebebi ile geminin hasar gördüğü gibi gecikmeye de sebep olduğunu, USD. ve (1.407.000.000) liranın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ege Metal Demir Çelik San. A.Ş. vekili, yük sahibi olan müvekkilinin olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak karşılık davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere nazaran, davalı ve karşı davacı Rize Denizcilik A.Ş.ne ait gemideki hurda yükü boşaltılırken kreyn'in mantilya telinin kopması ile söz konusu hasarların meydana geldiği, ancak, sözleşme gereği tahliye işinin taşıtana ait olmadığı, gemiye ait kreynin davacı Liman İşletmesi A.Ş. ve diğer karşılık davacı emrine verildiği, olayda kreyni kullanan personelin bir kusurunun bulunmadığı, geminin yola ve yüke elverişli olduğuna ilişkin belgeler mevcut ise de, olay sırasından diğer arıza ve aksamalar nazara alındığında bu belgelere itibar olunamayacağı, gemi güvertesi dışında vuku bulan olaydan tarafların sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile asıl ve karşılık davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı ve karşılık davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı Rize Den. A.Ş.ne ait gemi kreyni'in mantilya telinin kopması ile davacıya ait makinada meydana gelen hasarın tazminine ilişkin olup, karşılık dava ise, yine aynı olay nedeniyle gemide meydana gelen hasar ile gecikmeden doğan zararların tazminine ilişkindir.
Olayda taraflara ait kusur ve sorumluluğun tespiti için mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve üç kişilik bilirkişi kurulu, geminin yola ve yüke elverişli olduğunu, olayın operatör hatasından kaynaklandığı açıklamışlardır. Hal böyleyken, mahkemece, gemideki diğer bazı aksaklıklar da gerekçe gösterilerek, geminin yola ve yüke elverişli olmasının ve denetim raporlarının bulunmasının çok önemli olmadığı gerekçesi ile bilirkişi görüşüne itibar edilmemiştir.
HUMK.nun 275 inci maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesi yaptırılması öngörülmüş olup, somut olayın, yukarıda özetlenen özelliği itibariyle çözümü teknik bilgiyi gerektirecek hallerden olduğu anlaşılmaktadır. Üstelik, önce bu husus mahkemece de kabul olunarak bilirkişi incelemesi yaptırılmış ancak, itibar olunmamıştır. Şayet bilirkişi raporuna teknik yönlerden itirazlar getirilmiş veya mahkemece yetersiz görülmüş ise, sebepleri izah edilerek ya bilirkişilerden ek rapor alınması veya yeni oluşturulacak bilirkişi veya bilirkişi kurulundan ayrı rapor alınmalıdır. Mahkemece, bu ilkeler çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılması ve elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Mahkemenin kabul şekline göre de, reddedilen karşılık dava yönünden maktu red harcının mahsubu ile alınan fazla harcın iadesine karar vermek gerekirken, bu hususun da gözden kaçırılması isabetsiz görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı ve karşılık davacı Rize Den. A.Ş. yararına BOZULMASINA, duruşmada vekil ile temsil edildiğinden taktir edilen 100.000.000 lira vekillik ücretinin davacı ve karşılık davalılardan tahsili ile Rize Den. A.Ş. ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy