(818 S. K. m. 41) (6762 S. K. m.1269, 1270, 1279, 1292) (1086 S. K. m. 74, 75)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 18.02.2000 tarih ve 1997/1113 - 2000/165 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğu dönemde, meydana gelen trafik kazası esnasında hasarlandığını, araç sürücüsünün uçağa yetişmesi gerektiğinden herhangi bir zabıt tutulmadığını, aracın Osmanlı Bankası A.Ş. Manisa Şubesi'nden yararlandırılan taşıt kredisi yardımıyla 1996 yılında alınıp kredi koşulu gereği 10.04.1996-1997 dönemi için bankanın çalıştığı İmtaş Nordstern sigortaya, bilahare bankanın el değiştirmesi nedeniyle davalı şirkete sigortalanıp, temdit poliçelerin davalı tarafından yapıldığını, buna rağmen davalının meydana gelen zararı ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek şimdilik (101.000.000.) lira'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın 10.05.1997 tarihinde meydana geldiğini, poliçenin ise sigortalının beyanına göre 22.05.1997'de tanzim ve imzal olunduğunu, TTK.nun 1279 ncu maddesi uyarınca poliçenin hükümsüz olduğunu, poliçenin varlığının kabulü halinde dahi kazanın olmasından 25 gün sonra sigortacıya ihbar edilmesi karşısında sigorta ettirenin TTK.nun 1292 nci maddesi gereğince haklarını zayi ettiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, aracın alınmasından sonraki ilk poliçenin 10.04.1996/10.04.1997 dönemi için İmtaş Sigorta trafından tanzim edildiği, davlı tarafından düzenlenen 2 nci sigortanın ise 10.04.1997/1998 dönemine ilişkin olup tanzim tarihinin 22.05.1997 olmasının davalının Osmanlı Bankası Manisa Şubesi ile yazışmalarından kaynaklandığı, bu nedenle tazminatın 10.04.1997 günü başladığının kabulünün gerekeceği, ancak davacının kazayı aradan 25 gün gibi uzun bir süre geçtikten sonra davalıya duyurup, ihbar mükellefiyetini usulünce yerine getirmediği ve bu durumun kazanın oluş şekli ve biçimi, sürücünün alkol durumunun saptanması, hasarın salt bu kazadan mı kaynaklandığı hususlarının belirlenmesine engel olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava kasko sigorta sözleşmesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı vasıtada meydan gelen hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi vekili savunmasında poliçenin kazadan sonra tanzim olunması nedeniyle TTK'nun 1279. maddesi uyarınca hükümsüz olduğunu, poliçeye geçerlilik tanınması halinde dahi geç ihbar nedeniyle davacının TTK'nun 1292. maddesi gereğince poliçeden doğan haklarının zayi olduğunu savunmuş, bunun ötesinde başka bir vakıa ileri sürmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece HUMK'nun 74 ve 75. maddeleri uyarınca iddia ve savunmayla bağlı kalınarak yapılacak yargılama sonucunda oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar tesis edilmesi gerekirken davalı savunmasında dahi yer almayan bir takım gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gibi,
2- Kabul şekline göre de, sigorta poliçesinde yapılan incelemede Osmanlı Bankası Manisa şubesinin daini mürtehin olduğu ve bu durumda sigortalı durumda bulunanın rehin hakkı sahibi olmasına göre, sigortadan tazminat talep etme hakkınında öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan bankanın açık muvafakatini almak suretiyle tazminat isteme hakkına sahip olur. Bu durumda mahkemece davacıya asıl dava ve talep hakkına sahip bankadan davaya muvafakat veya icazetleri olduğunu belgelendirmeleri için mehil verilip sonucuna göre davaya devamla hüküm tesisi gerekirken bu hususun dahi gözden kaçırılması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy