(818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 21.3.2000 tarih ve 1998/827-148 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirket tarafından Londra'ya gönderilen 3 konteyner 4950 kg. emtianın müvekkili şirket tarafından taşındığını, davalıca ödenmesi gereken 2.661.866.955 TL. iken sadece 2.162.000.000 lira ödendiğini, bu ödemeye ilişkin fatura kesildiğini, bakiye navlunun tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu taşımadan dolayı bir borçları olmadığını, taşıma işinden üç ay sonra kesilen 26.8.1998 tarihli faturaya itiraz ettiklerini, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacı vekilinin duruşmaya gelmeyip sık sık mazeret dilekçesi verdiği, davalı tarafın davayı takip ettiği ve davacı tarafça teklif edilen yemini eda edip, iş bedelini ilk fatura üzerinden ödediklerini, başka borçları bulunmadığını, aynı iş için davacının geçersiz fatura kesmesinin TTK. nun 23 ncü maddesi uyarınca davacıya bir hak sağlamayacağı, davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddi ile İİK. nun 67/2 maddesi uyarınca %40 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bakiye navlun alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı navlunun bir kısmının ödenmediğini ileri sürerek iş bu davayı açmış, mahkemece davacı tarafın yemin deliline dayandığı belirtilerek, davalıya yemin ettirilmiş ve davalının yemini eda ettiği gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında bir taşıma ilişkisi olduğu ve dava konusunun bakiye navlun alacağına ilişkin olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davacının bakiye navlun alacağı olup olmadığı noktasında toplanmıştır. Davacı, davalı tarafa dava konusu navlun nedeniyle 25.5.1998 tarihli 2.385.836.000 lira bedelli fatura kesmiş ve davalı bu fatura bedelini ödemiştir. Davacı söz konusu fatura bedelini ihtirazı kayıtla tahsil ettiğini iddia edip kanıtlamadığına göre, BK.nun 113 ncü maddesi uyarınca, tüm navlunun tahsil edilmiş sayılacağı ve aynı borç bakiyesinin tahsili zımnında davacının talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi doğru görülmemiş ise de, bu husus esasa etkili olmadığından kararın bu gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile kararın ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy