(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 01.03.2000 tarih ve 1999/261 - 2000/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişiden olan kredi kartı sözleşmesi kaynaklı alacağı için girişilen icra takibine borçlu ve müşterek müteselsil kefil davalının haksız olarak itiraz ettiğini, süresinde itirazın iptali davasının açılamadığını ileri sürerek, 1.601.525.305.- lira'nın % 180 temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kefalet limiti belirtilmediğinden geçerli bir kefalet ilişkisi bulunmadığını, ayrı bir kefalet sözleşmesi yapılmadığından kredi limitince sorumluluğun da söz konusu olmadığını, müvekkilinin borçlu olsa bile kefalet limitini aşan borç fer'ilerinin istenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından kredi kartı sözleşmesinde davalının garanti veren sıfatıyla imzasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dairemizin 12.11.1998 gün 1998/5923 Esas, 7673 Karar sayılı ilamı ile davalının, asıl borçlunun kat edilen borcu bildirdiği 11.10.1996 tarihinde mütemerrüt duruma düştüğü, temerrüt tarihi itibariyle 1.000.000.000.- lira olan sözleşme limiti baz alınarak temerrüt sonrası oluşan faiz ve diğer alacak fer'ilerinin hesaplattırılarak davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak ve bilirkişiden ek rapor alınarak davanın kısmen kabulü ile 1.000.000.000.- lira asıl alacak, 60.000.000.- lira temerrüt faizi, 3.000.000.- lira BSMV. ile sadece asıl alacağa uygulanacak 23.10.1996 tarihinden itibaren yıllık % 180 faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy