(818 S. K. m. 1, 187, 188) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 21.4.2000 tarih ve 1997/1554-2000/406 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 7.11.2000 günde davacı D. Öz ile davalı P. A.Ş avukatı M. Erçeltik gelip, diğer davalı ve avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, ileride yapmayı düşündüğü makarna ihracatı için üretici olan davalı P. A.Ş ne mal bedelini 7150 USD olarak peşin ödediğini, yine diğer davalıya da 600 USD navlunun peşin ödendiğini, bu arada, bir talimatı ve teslimat olmadığı halde, davalı P. A.Ş nin kendi nam ve hesabına gerçekleştirdiği bir ihracat bedelini, kendinden tahsil edilen satış bedeline saydığını, zarardan her iki davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 7750 USD'nin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı P. A.Ş vekili, davacının ihraç edeceği makarna için fiyat istediğini, bunun üzerine, fabrika teslim fon fiyatının 550 USD olduğunun ve ihracat taahhüdünün müvekkili tarafından gerçekleştirileceğinin bildirildiğini, davacının kabul etmesi üzerine yükün diğer taşıyıcı firmaya teslim edildiğini, bu arada, davacı talebi ile de faturanın Rusya'daki alıcı adına düzenlendiğini, satış esasının FOB olduğunu, davacının ödediği navlunun alıcı nam ve hesabına olduğunu, müvekkilinin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili de cevabında, müvekkilinin acentelik hizmeti verdiğini, acenteye karşı böyle bir dava açılamayacağını, taşımanın gerçekleştirildiğini, konşimento hamili olmayan davacının dava hakkının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacının ihraç kaydı ile satın alacağını bildirdiği 13 ton makarna bedelini davalı P. A.Ş ne peşin olarak yine yükün Rusya'ya taşıma işini üstlenen diğer davalıya taşıma ücretini peşin olarak ödediği, ancak, davalı P.'nın mal teslim borcunu gerçekleştirmediği, bir başka sözleşme gereği Rusya'daki dava dışı firmaya gönderdiği mal bedelini davacıdan tahsil ettiği peşin mal bedelinden tahsile kalkıştığı, davalının sebepsiz zenginleştiği, diğer davalının ise, mal bedelinden sorumlu değil ise de, davacı talimatı ile gerçekleştirdiği bir taşıma bulunmadığından tahsil ettiği 600 USD'nin 9.9.1996 ödeme tarihinden yürütülecek faizi ile davalı P. A.Ş den, 600 USD nin 16.9.1996 tarihinden yürütülecek faizi ile davalı B. Ltd. Şti. nden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
Dava, satış ve taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle peşin ödenen satış ve taşıma ücretinin istirdadına ilişkindir.
Davalı P. A.Ş cevap ve yargılama sırasındaki savunmalarında, karşılıklı icap ve kabul sonucu satış sözleşmesinin kurulduğunu, mal bedelinin fabrika tesliminde peşin alınacağının, ihracat taahhüdünün kendileri tarafından gerçekleştirileceğinin açıkça belirtildiğini, tüm bu hususların davacının bilgi ve kabulünde olduğunu, ayrıca, davacının gösterdiği taşıyıcıya teslimatın yapıldığını, yurtdışındaki alıcıdan mal bedelini alamayan davacının bu davayı açtığını savunarak, bu doğrultuda yazışma ve delillerini ibraz etmiştir.
Gerçekten de, davacının 28.8.1996 tarihli ihraçlık makarna fiyatını soran davacı faksına karşı davalı P., 29.8.1996 tarihli cevabi faksında, fabrika teslim koşulu makarna ton fiyatının 550 USD olduğunu, bedelin fabrika tesliminde peşin alınacağını, ihracaat taahhütlerinin firmalarınca karşılanacağını bildirmiştir. Bunun üzerine davacı, 3.9.996 tarihli faksında, diğer davalı B.'ın 11-12 Eylül'de seferi olduğunu, makarnanın bu tarihte hazır edilip edilmeyeceğini sorduktan sonra, ihracatçı firmanın P., alıcının I., ihracat konusunun 13 ton ve ton/550 USD makarna olduğu açıklandıktan sonra hesap numarası istenilmiştir. Bilahare, davacının talep ettiği miktardaki makarnanın yine davacının gösterdiği taşıyıcıya teslim edildiği, gerekli ihracat belgelerinde gönderenin P. olarak gösterildiği ve bu arada mal bedelinin davalı P. hesabına yatırıldığı görülmektedir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davalı savunma ve itirazları ve özellikle tarafların 29.8.1996 ve 3.9.1996 tarihli icap ve kabulleri yeterince incelenmediği gibi, taşınan yükün akıbeti de araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, gerçeğin ortaya çıkması yani davaların sözleşmeye uygun yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin açıklığa kavuşturulması için, uyuşmazlığın niteliği de nazara alınarak, mahkemece, ihracat, taşıma ve satım hususunda uzman yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden davalı savunma ve itirazlarını karşılar rapor alınması, bu arada B. tarafından taşınan yükün akıbetinin araştırılması ve elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı P. A.Ş'ye verilmesine, 09.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy