(3167 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 28.03.2000 gün ve 1999/987-2000/124 s. kararın Yargıtayca tetkiki duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 07.11.2000 günde davacı avukatı Necdet Akman ile davalı avukatı Füsun Menteşe gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili bulunduğu yedi adet çekten dolayı keşideci ve ciranta aleyhine yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, gerekli araştırmayı yapmadan keşideci adına çek hesabı açan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, çek bedelleri toplam (523.500) USD.nin davalıdan tahsilini, her bir çek gününden itibaren reeskont faizi yürütülmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zaman aşımı süresinin dolduğunu, davacının yalnızca 20.12.1997 günlü (76.500) USD'lik çekin yetkili hamili olduğunu, ciro silsilesinin borçlu olduğunu, garantili çekler dışında bankaların karşılıksız çeklerden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, ilgili icra takip dosyalarına ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu çeklerin tüm kanuni şartları taşıdığı ve davacının yetkili hamil olduğu, keşideci ve cirantaya yönelik başvuruların semeresiz kaldığı bundan dolayı 3167 s. Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca çek hesabı açarak çek karnesi verirken gerekli özeni göstermeyen, keşideciden kimlik belgesi almadan ve bir deneme süresi beklenmeden hesap açan davalı bankanın bu kurumdan dolayı sorumlu olduğu, davacının da çek sorumlusunu araştırmadan çeki kabul etmesinin müsterafik kusur oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile (261.750) USD.nın dava gününden itibaren USD'ye devlet bankasınca uygulanan bir yıl vadeli mevduat faiz oranı ile birlikte fiili ödeme günündeki TL. karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davanın bir tür haksız eylem niteliğinde olduğu gözetilerek, davacı tarafın istemi doğrultusunda zararın çeklerin ibraz edildiği düzenleme tarihlerinde oluşmasından dolayı her bir çek gününden itibaren ait bulunduğu çek bedelinin yarısına temerrüt faizi işletilmek gerekirken, hüküm altına alınan alacağa dava gününden itibaren global olarak temerrüt faizi yürütülmesi doğru görülmemiş, bu yöne ilişen temyiz itirazının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1.bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan sebeplerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 3.920.515.000. TL. temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.11.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy