(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 14.12.1999 tarih ve 1997/894-1999/1333 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ile üyesi müvekkilinin 7.12.1989 tarihinde yaptıkları protokol ile 23.300.000 lira peşin ödeme yaparak taşınmaz alımı hususunda anlaşmaya vardıktan sonra bu kez davalı kooperatif ve müteahhidi diğer davalı olmak üzere yeni bir protokol yapılarak, önceki taşınmazdan 50 m2 daha büyük ve dublex olan bir daire için 300 milyon lira fark ödenmek suretiyle anlaşmaya varıldığını ve 15.12.1995 tarihine kadar teslim edilmediği taktirde aylık 15.000.000 lira kira parası ödeneceğinin kararlaştırıldığını, binan mevcut durumu itibariyle dublex dairenin yapımının mümkün olmadığını anlayan müvekkilinin fark olarak verdiği miktar ile kira parasının tahsili için başlattığı takibin, davalıların haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının tek üyeliği karşılığında kendisine 7.12.1989 tarihli protokole konu taşınmazın bodrum kat, 5 nolu daire olarak kurasız teslim edildiğini davacının sonradan bu daireyi markete çevirdiğini, bu yüzden ihracına karar verildiğini, ikinci bir daire iddiasının anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın husumetten reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda ilk protokole konu taşınmazın bodrum kat 5 nolu daire olarak 28.9.1992 yılında kendisine teslim edildiğini, yönetim kurulunca da bu yönde karar alındığı, sonraki taahhüt ile fark ödenerek dublex daire verileceğini davalıların kabul ettikleri, imzaların inkar edilmediği, farkın ödendiği, ancak dublex dairenin teslim edilemediği, bu durumda davacının ödediğini geri istemekte haklı olduğu, ancak sonuçta önceki verilen daireye kavuşan davacının artık sonraki dairenin verilemeyişinden dolayı protokolde yazılı kira bedelini hak kazanmadığı, alacağın likit ve davalıların itirazının haksız olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 300 milyon lira üzerinden takibin devamına, icra inkar tazminatına, karar verilmiştir.
1- Dairemizin yerleşik uygulamasına göre bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının davanın açıldığı tarihten yargılamanın sonuçlanacağı tarihe kadar üyeliğinin sona ermemiş olması gerekmekte olup, bu husus bir dava koşuludur. Davalı kooperatif vekili, davacının ihraç edildiğini savunmasında ileri sürmüş, davacı da çıkarma kararı üzerine ikinci üyeliğin tespitine, olmazsa daire karşılığı olan tazminata ilişkin İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1997/917 Esasına dava açtığını yargılama sırasında beyan etmiştir. Celbedilen dosyanın incelenmesinin yansıtıldığı gerekçede o davanın derdest olduğunun belirtilmesine göre, anılan davanın sonuçlanmasının beklenmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Kooperatif kayıtları ve defterleri o davada inceleneceğine göre, bu davada bu konuda araştırma yapılmasına gerek kalmayacaktır.
2- Uyuşmazlık, protokole konu dairenin, davalı kooperatifin iddia ettiği gibi, tek üyelik karşılığı olarak teslim edilen daire mi, yoksa davacının iddia ettiği gibi, ikinci bir üyeliğe konu ve teslim edilmeyen daire mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bilirkişi kurulu, kooperatif defter ve kayıtlarını incelemeye gerek duymadan, protokol metninin kaleme alınış biçimini yorumlayarak davacının bir üyeliği olduğu sonucuna varmış, mahkemece de protokole konu dairenin, teslim edilen dairenin yerine verilen daire olduğu kabul edilerek fark olarak ödenen paranın istirdadına karar verilmiş, ancak daire teslim edildiğinden kira gelirinden tahsil talebi red edilmiştir.
Davacı iki üyeliği bulunduğunu, teslim edilen dairenin dava konusu olmadığını, teslim edilmeyen diğer dairenin teslim edilmeyişinden dolayı kira gelirine hak kazandığını yargılama sırasında ileri sürdüğü gibi, bu hususu da temyize getirmiştir.
Bu durumda, uyuşmazlığın halli için davacının kaç üyeliğinin bulunduğu hususunun kooperatif defter ve kayıtlarının incelenmesi sonunda aydınlığa kavuşturulması gerekmektedir.
Mahkemece, derdest davanın sonuçlanması beklenmeden yetersiz ve uyuşmazlığa ışık tutmayan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı gerekçelerle, kira gelirinin tahsili talebinin reddine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy