(2918 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 6. Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.3.2000 tarih ve 1999/622-2000/128 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Kapital Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi, sürücüsü ve sigortacıları oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini 525.000.000 TL'nin haricen tahsil edildiğini ileri sürerek, davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 453.662.000 TL'sinin faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş daha sonra davalı malik hakkındaki davayı takipsiz bırakmıştır.
Davalı Universal Sigorta vekili, olayda birden çok aracın hasar görmesi nedeniyle KTK'nun 96. maddesinin tatbikinin gerektiğini, davadan önce taraflarına yapılmış bir başvuru bulunmadığından faiz başlangıcının halefiyet tarihi olamayacağını savunmuştur.
Davalı Kapital sigorta şirketi vekili olayda KTK'nun 96. maddesinin tatbiki gerektiğini savunmuştur.
Davalı sürücü Ömer Yazıcı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı işleten Nevzat hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak kabulüne, alacağın bu davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı Kapital Sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kaza tarihi ile karar tarihi arasında KTK'nun 96. maddesinde öngörülen 2 yıllık sürenin dolmuş bulunmasına nazaran davalı sigorta vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rücuen tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde sigortacının kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru yapılıp, yapılmadığı saptanarak davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın hüküm tesisi doğru görülmediği gibi,
3- Davalı sigorta şirketinin poliçe teminatıyla sınırlı olmak kaydıyla sorumluluğuna hükmolunduğuna göre ancak bu miktarla sınırlı olarak davada haksız çıkmış sayılacağından HUMK'nun 417. maddesi uyarınca poliçe teminatıyla sınırlı şekilde yargılama giderlerinden ve bu arada yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy