(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 230)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kartal 1.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 11.4.2000 tarih ve 1999/659-341 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, ödemiş olduğu aidatların tahsili için giriştiği icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, iddia ve toplanan kanıtlara göre, davalı tarafın aidatlarının ödenmediği ya da miktarının takipteki miktar kadar olmadığını savunmadığı, ortaklığın çıkarma ile sona erdiği bu durumda tarafların verdiklerini iade etmekle yükümlü bulundukları dolayısıyla itirazın haksız bulunduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığından çıkarıldığını söz konusu kararın kesinleştiğini, birikmiş aidatların tahsili için giriştikleri icra takibinin davalının itiraz ile durduğunu iddia ederek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiş, ancak takibe itiraz dilekçesinde, alacağın muaccel olmadığını savunmuştur.
Davacı, davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürdüğüne göre, bu iddia her türlü maddi kanıtla kanıtlanması mümkün olan bir husus olduğu halde mahkemece, davalı yana isticvap davetiyesi çıkarılmış ve davete karşın gelmediği gerekçesiyle, iddiayı kabul ettiği varsayılarak aleyhine hüküm kurulmuştur.
Oysa HUMK. nun 230 vd. maddelerinde düzenlenen isticvap delili doktrinde, "bir tarafın kendi aleyhine olan bir veya birkaç vakıa hakkında mahkeme tarafından sorguya çekilmesi (dinlenmesi) demektir" (Bkz. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü c.2 Beşinci Bası sh.1341 vd.).
Buna göre davacının iddiası, her türlü somut (maddi) kanıtla kanıtlanabilecek bir iddia olup, isticvap delili ile kanıtlanacak hususlardan değildir.
O halde mahkemece, öncelikle davacı taraf kanıtlarını sunduktan sonra, davalı kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılma, öncelikle çıkarma kararının kesinleşme tarihi araştırılarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci maddesi uyarınca davacı alacağının muaccel olup olmadığı, dolayısıyla dava açma hakkının doğup doğmadığı araştırılmak ve oluşacak sonuç çerçevesinde hüküm kurulmak gerekirken, yazılı gerekçe ile, davanın kabulü doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy