(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İncirliova Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 11.04.2000 tarih ve 1999/54 - 2000/70 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olup, 28.03.1997 tarihinde ortaklıktan çıktığını, çıkan ortaklara ödenmesi gereken sermaye paylarına ilişkin hesap biçiminin Anasözleşme'nin 11 nci maddesinde gösterildiğini, davalının ise hiç ödeme yapmadığını ileri sürerek tesbit bilirkişi raporu ile saptanan 2.978.440.389.- lira'nın çıkma tarihinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 1966 yılına kadar uzanan talebinin eski mevzuatı bilmeksizin hesaplanamayacağını, talebi kapsayan yıllar itibariyle Yasa ve Anasözleşmenin üç kez değiştiğini, dolayısıyla davacı talebin yanlış hesaba dayandığını, kaldı ki davacıya doğru miktarda ödeme yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının 724.173.383.- lira ödeme yapması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bu miktarın dava tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarım satış kooperatif üyeliğinden çıkan davacının, sermaye payının ödenmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, yukarıda özetlenen savunmasını tekrarlayarak, bilirkişi raporuna esaslı ve sonuca etkili noktalardan itirazda bulunduğu halde, banka müdürlerinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan rapor yeterli görülerek hüküm tesis edilmiştir. Oysa, savunma ve rapora itiraz, esaslı ve sonuca etkili hususlar içermekte olup, tarım satış kooperatiflerinin yapısı ile yasa ve anasözleşmede yapılan birçok mevzuat değişikliklerinin bilinmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, konunun uzmanlarından oluşan bir bilirkişi kurulu seçilerek, iddia ve savunmanın yeterince irdelendiği, Yargıtay denetimine elverişle rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulü, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy