(1086 S. K. m. 43) (1163 S. K. m. 8, 14)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Diyarbakır Asliye 2.Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 6.4.2000 tarih ve 1999/451-2000/166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin halen sanat ve mesleklerini icra ettikleri SS 1.Sanayi Sitesi içindeki dükkanları davalı kooperatif ferdi mülkiyete geçtikten sonra satın alarak devraldıklarını, önceki maliklerin ortak olup, dükkanları devrettikten sonra Diyarbakır'dan göç ettiklerini, müvekkillerinin ortak olma niteliklerini taşıdıklarını, ortak olmak için yaptıkları başvuruların yönetim kurulunca keyfi olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı kooperatif yönetim kurulunun red kararının iptali ile müvekkillerinin ortak olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların usulüne uygun başvuruları bulunmadığını, davacıların daha önceki ortaklardan işyerini tapudan devretmekle ortaklık hakkı kazanamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, Kooperatifler Kanunu uyarınca, kooperatife ortak olan bir kişinin sadece kendisine ait taşınmazın mülkiyetini 3.kişiye devretmesi ile ortaklık hakkının son bulmayacağı, 3.kişinin de, kooperatife ortak olmak için Kooperatifler Kanunu ve Anasözleşmedeki diğer şartları taşıması halinde ortak olabileceği bu durumda davanın kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortaklarından dükkanlarını satın alarak tapuda devraldıklarını, kooperatifçe belirlenen işkollarında çalıştıklarını ve Anasözleşme'de belirtilen tüm ortaklık koşullarını taşıdıklarını ileri sürerek, kooperatif ortağı olduklarının tespitini istemiştir.
1- Davacılar arasında HUMK.nun 43 ncü maddesi anlamında zorunlu yada ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. O halde davanın her bir davacı için tefriki, ayrı ayrı harçlandırılması, her bir davacının kanıtları ayrı toplanarak değerlendirilmek ve ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığının tartışılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2.bendde açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 9.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy