(6762 S. K. m. 1301) (818 S. K. m. 101) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 6.4.2000 tarih ve 1999/959-2000/295 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili davalıların sahip ve trafik sigortacısı olduğu aracın, müvekkil şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlandırdığını ileri sürerek, TTK.nun 1301. maddesi gereğince sigortalıya ödenen 42.760.000 TL nın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davalı Mustafa hakkındaki davayı geleceğe bırakmıştır.
Davalı Magdeburger Sigorta A.Ş. vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporunda belirlenen kusur ve hasar durumu nazara alınarak davalı Magdeburger Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Magdeburger Sigorta A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olduğu aracın ticari araç niteliğinde olması ve TTK.nun 3. maddesi gereğince ticari işletmeyi ilgilendiren tüm iş ve işlemlerin ticari iş olması karşısında mahkemece hükmedilen tazminata reeskont faizi yürütülmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı sigorta şirketi BK.101. maddesinde ve sigorta poliçesi genel şartlarında öngörülen biçimde belirlenen şekilde davadan önce temerrüde düşürülmediği halde tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir. Ancak, anılan bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK. 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyi itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın 2 nolu hüküm fıkrasındaki 2.10.1998 ödeme ibaresinin çıkarılarak yerine dava ibaresinin eklenmesine, kararın HUMK.nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy