(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce görülerek verilen 24.3.2000 tarih ve 1998/1267-2000/166 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 7.11.2000 günde davacı avukatı Adnan Korkmaz ile davalı avukatı Cahit Girgin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, icra takibine uğrayan dava dışı Önder Menkul Değ. A.Ş nin davalı bankadaki ortaklık payının ihale sonunda 5.11.1996 tarihinde müvekkilince satın alındığını, devralınan hisseler ile ilgili olarak temettü bedellerinin talep edildiğini, ancak, davalının, bazı ilgililer tarafından açılan ihalenin feshi davasının kesinleşmesi gerektiğini ve İcra Müdürlüğü'nden alınacak mülkiyet belgesinin ibrazını istediğini, bu arada davalının 3. Olağan Genel Kurul toplantısını yaptığını, satıştan haberi olmasına rağmen genel kurula çağrının davacıya değil, Müflis Önder Menkul Değerler A.Ş ne yapıldığını, genel kurulda sermayenin arttırılmasına ve taahhütnamelere bağlanan pay bedellerinin 1997 yılı temettüsünden karşılanmasına karar verildiğini, davacının hisse senedi ilmihaberlerini ibraz edememesi nedeniyle rüçhan hakkını kullanamadığını, durumun öğrenilmesi üzerine 1997 yılı temettüleri karşılığında yeni payların verilmesinin talep edildiğini, ancak, davalının buna yanaşmadığını ileri sürerek, rüçhan hakkından kaynaklanan (14.404.500.000) TL nominal değerli hisselerin davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine, rüçhan hakkı bedellerinin 1997 yılı temettüsünden karşılanmasına, hisse senetlerini temsil eden belgelerin teslimine, pay defterlerine işlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada da, hisse senetlerinin davalı tarafından 3.kişilere satılması nedeniyle uğranılan zarar karşılığı (124.598.925.000) TL nın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkilinin 3.olağan genel kurulu toplantısında sermayenin arttırılmasına karar verildiğini, gerekli gazete ilanları ile yeni pay alma usul ve esaslarının duyurulduğunu, genel kurula pay defterine kayıtlı ortakların çağrıldığını, davacının pay defterine kaydının olmaması nedeniyle genel kurula Önder A.Ş adına İflas Müdürlüğü'nün çağrıldığını, yasal ve anasözleşmesinden doğan hakların kullanılabilmesi için ihalenin kesinleşmesi gerektiğini, ilana rağmen davacının 15 günlük sürede yeni pay alma hakkını kullanmadığını, davacının ortaklık pay defterine kayıt talebinden bilahare feragat eden davacının ortaklık sıfatını kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna nazaran, Müflis Önder A.Ş ne ait hisselerin ihale yoluyla davacı tarafından satın alındığı, ancak, davalı şirketin sermaye arttırımından doğan yeni paylar nedeniyle rüçhan hakkının yasal sürede kullanılmadığı, bu itibarla rüçhan hakkından doğan yeni paylar üzerinde davacının bir hakkı bulunmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirket Anasözleşmesinin 7. maddesi hükmü gereğince, banka hisse senetlerinin ancak İMKB ve üyeleri ile kurulmuş ve ileride kurulacak altın, döviz, vadeli işlem ve menkul kıymet borsaları ile bunların arasında devredilebileceği, pay devrinin ancak, yönetim kurulunun onayı ile geçerlilik kazanacağı, yönetim kurulunun sebep göstermeksizin dahi pay defterine kayıtlar imtina edebileceğine, öte yandan davacının ortaklık pay defterine kayıttan 23.7.1998 tarihli dilekçesi ile feragat ettiğine, bu durumda davacının pay defterine kaydının mümkün olmayacağına ve gerçek manada paydaş olmadığına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı fazla alınan lira 1.080.000 lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 09.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy