(818 S. K. m. 41, 42, 49)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 3.3.2000 tarih ve 1996/563-2000/183 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin müzik alanında tescilli RAKS markasını münhasıran kullanmaya yetkili olduğunu, ilk olarak 24.11.1982 tarihinde marka tescil işlemi yapıldığını, davalıların müvekkiline ait müzik eserlerinin tamamen aynını veya sadece içerdiği parçaları korsan dolumlarla taklit edip satışa sunarak marka ve mali haklara tecavüzde bulunduğunu beyanla uğranılan zarara karşılık 100.000.000.TL. maddi ve 100.000.000.Tl. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Kaya cevabında kaset dolum işi yapmadığını, kaset dağıtımı yapan şirketlerden sipariş vermek suretiyle satın aldığı kasetleri son alıcıya ulaştırdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Murat Acar cevabında, işyerini kendisinin işletmediğini savunarak husumet itirazında bulunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının maddi ve manevi zararını kanıtlamak durumunda olduğu, davalıların işyerlerinde müzik kasetlerinin ele geçirilmiş olduğu, bu kasetlerin hangilerinin davacı şirkete ait eserlerin korsan şekilde kaydedilmesi ile ve hangilerinin davacı şirketin logosu kullanılarak pazarlandığının belirlenmesi gerektiği, zararın gerçek miktarının belirlenmesine imkan bulunmadığı hallerde B.K.nun 42. maddesinin uygulanması gerektiği, somut olayda bilirkişi incelemesi ile zararın tespitinin mümkün olduğu, bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu, davalı Murat Acar hakkındaki davadan feragat edilmiş olduğu gerekçesiyle davalı Murat Acar hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer davalılar hakkındaki davanın ispatlanamamış bulunması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve bilgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000 lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy