(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Konya Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 17.05.2000 tarih ve 1999/65 - 2000/354 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, çekilen kurada (C) blokta bulunan dairelerden birinin adına isabet etmesi nedeniyle kat farkı alacağı olan (240.000.000.) lira'nın tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek takibe yapılan itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, duruşmadaki beyanında davacının kat farkı alacağının aidat borcuna mahsup edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/446 - 632 sayılı ilamındaki alacağının, Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 1998/1897 sayılı dosyasıyla takibe koyduğu ve 29.05.1998 tarihinde 1.340.000.000. lira, 15.07.1998 tarihinde 467.725.000.-lira aidat borçlarına mahsup edildiğinde davacının 1.211.691.205.- lira alacaklı bulunduğu, davacının mahsubu yapılan bu miktarlardan başka kooperatife borcunun bulunduğunun davalı tarafından kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptali ile alacak aslı olan 240.000.000.- lira'ya takip tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözecek nitelikte bulunduğu ve denetime elverişli olduğundan söz edilemez. Somut olayda bir sonuca ulaşabilmek için yapılması gereken şey; davalı kooperatife ait genel kurul tutanaklarının dosyaya celbi ile kat farkı tahakkuk tarihi itibarıyla davacının yaptığı ödemeler de dikkate alınmak suretiyle taraflar arasındaki gerçek alacak-borç durumunun saptanması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu hususlara değinmeyen bilirkişi raporuyla yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy