(556 S. K.H.K. m. 7/b, 42/a)
Dava: Taraflar arasındaki davanın K. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 26.04.2000 tarih ve 1998/1581 - 2000/288 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin sıvı, krem ve toz deterjanlar, matik deterjanlar, tuvalet kağıtları vs. gibi emtialarda kullanmak üzere AFRA markasını, 06.11.1995 tarihinde tescil ettirdiğini, bu marka mevcut iken davalının 556 sayılı KHK'nın 9. maddesine aykırı olarak aynı ürünlerle ilgili Afral markasını adına tescil ettirdiğini, markalar arasında tam bir benzerlik bulunduğunu ve bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz oluşturduğu, kaldı ki davalının tescilli markasını tescil edildiği şekilde kullanmayarak müvekkili marka yazı karakterine benzer biçimde kullandığını ileri sürerek, davacının marka hakkına vuku bulan tecavüzün men'ine, davalı adına tescilli Afral markasının hükümsüzlüğüne, davalının işyerinde bulunan Afral markasının kullanıldığı etiket, ambalaj, kutu gibi tanıtım vasıtalarına el konulmasına, imhasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevabında, müvekkili markasının tescilli bulunduğu, bu nedenle markaya tecavüzden söz edilemeyeceğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının tescilli a harfli logolu afra markası ile davalının tescilli Afral markasının orta kültür seviyesindeki tüketici tarafından, tescil biçimleri yönünden ayırt edilebilir nitelikte olduğu bu nedenle hükümsüz sayılması yönündeki istemin reddinin gerekeceği, ancak davalının tescilli markasını, tescil şekliyle değil, davacının tescilli markasındaki harfleri taklit ederek aynı ürünlerde kullanmasının haksız rekabet olduğunun kabulünün gerekeceği gerekçeleriyle, davacının markasında kullandığı logoların davalı tarafından aynen kullanmasının iltibasa yol açtığı anlaşılmakla, davacı logolarının aynen kullanmasının önlenmesine, aynı harflerle basılmış etiket, ambalaj kutusu mevcut ise toplatılmasına, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava davacıya ait şekil+afra tescilli markasına, davalıya ait Afral markasının iltibas oluşturacak biçimde benzer olduğu iddiasına dayalı olarak açılmıştır.
Davalıya ait Afral markasının harici biçim, telafuz, kulaktaki izlenim, yazılan harf karakterleri itibarıyla davacı markasıyla iltibasa ve karışıklığa yol açacak derecede benzer olduğu ve bu şekilde kullanımıyla ortalama müşteri çevresi ve alıcılar gözünde yanılmalara, iltibasa, karışıklıklara yol açacağı tartışmasızdır. Davaya konu olayda olduğu gibi 556 Sayılı KHK'nın 7/b maddesine aykırı biçimde aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş davacı markasıyla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan davalı tescilli markasından hangisinin hukuki himaye göreceği hususu KHK'nın 42/a maddesinde düzenlenmiş olup, anılan hüküm gereğince davacı markasıyla aynı veya ayırt edilemeyecek biçimde benzer olan davalı markasının hükümsüzlüğüne karar vermek gerekirken, davacı markasında yer alan şeklin davacı markasının ayırt edici unsurunu oluşturduğu yönündeki görüşte isabet bulunamamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy