(818 S. K. m. 41, 42, 43)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.04.2000 tarih ve 1999/320 - 2000/106 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekiliyle davalı S. N. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.11.2000 günde davacı avukatı C. T. Ş. geldi, davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın şube müdürü olan davalı C. G.'in, diğer davalı şirket ve bu şirketin yetkilisi olan davalı S. N.'yla anlaşarak, yetkisini aşarak ve teminat almaksızın davalı şirkete 10.000.000.000.-TL kredi kullandırdığını ve davalıların fiillerinin suç teşkil ettiğini ileri sürerek, bu paranın %98 faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı S. N. vekili, müvekkilinin kullanılan krediden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket temsilcisi, kredi sözleşmesinden doğan borcun muaccel hale gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekilleri de, borcun muaccel hale gelmediğini ve davacının her hangi bir zararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemenin verdiği, davanın kabulüne dair hüküm davacı vekiliyle davalı S. N. vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizce kısa kararla gerekçeli karar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğine işaret edilmek suretiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak, bozma öncesi toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre ve alacağa dava tarihi itibarıyla %54.50 oranında faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle, 10.000.000.000.-TL. sının %54.50 oranında faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekiliyle davalı S. N. vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketle biri davacı şube müdürü, diğeri ise davalı şirket yetkilisi olan diğer davalıların işbirliği içinde, kefilsiz, teminatsız olarak davalı şirkete batık kredi kullandırmalarından doğan zararın tazmini ve kredi alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, kredi sözleşmesi uyarınca zarar miktarı hesaplanmış, ancak alacağa reeskont faiz yürütülmek suretiyle hüküm kurulmuştur.
Mahkemece, taraflar arasında zincirleme sorumluluk esası benimsendiğine ve davacı alacağı kredi sözleşmesine bağlı olduğuna göre, yürütülecek temerrüt faizinin sözleşme hükümleri nazara alınarak saptanması gerektiği açıktır. Dosyadaki kredi sözleşmesinin 41 nci maddesinde, temerrüt halinde uygulanacak faizin, bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranının 25 fazlası olduğu belirtilmiş, davacı dava dilekçesinde faiz isteğini % 98 olarak somutlaştırmış, temyiz dilekçesinde ise bu oranı % 96 olarak gösterilmiştir. Mahkemece açıklanan esaslar dairesinde hükmolunan alacağa uygulanacak temerrüt faiz oranının saptanması ve davacı talebi de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 347.500.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalı S. N.ndan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy