(6762 S. K. m. 1299) (2918 S. K. m. 98, 99)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 26.4.2000 tarih ve 2000/135-2000/451 sayılı kararınca incelenmesi davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 180.607.785 TL'sinin tahsili amacıyla girişilen takibe davalıların itiraz ettiklerini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı Murat davaya cevap vermemiştir.
Davalı Sigorta Şirketi vekili, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının müvekkiline bir başvurusu bulunmadığından faiz başlangıç tarihinin ancak takip tarihi olabileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalıların takibe yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 180.607.785 TL.'ye 6.3.1998 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı sigorta vekili temyiz etmişlerdir.
Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rücuen tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 12 nci maddesinde sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise takip tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine takip yapılmadan önce başvurulmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden temerrüt faizine takip tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 6.3.1998 ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı sigorta yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy