(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Mardin Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 20.04.2000 tarih ve 2000/16 - 2000/80 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet S. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olup, yönetim kurulunca alınan karar gereğince ödemesi gereken (180.000.000.-) lira'nın tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevabında, davaya konu ortaklığın eşine ait olması nedeniyle husumet itirazında bulunmuş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara nazaran, davalının konutta eşiyle birlikte oturması nedeniyle husumet itirazının reddine ve davalının takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, alacaklının faiz isteminin reddine, (72.000.000.-) lira icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davada istem kooperatif ortaklığına istinaden ortaya çıkan kooperatif alacağının tahsili amacıyla girişilen takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Ortaklık payını ilgilendiren böyle bir takip ancak ortaklık payının sahibi, diğer bir anlatımla ancak ortak hakkında yürütülebilir. Davalı davaya cevabında davacı kooperatif ortağı olmadığını, gerçekte ortağın eşi olduğunu savunmuştur. Bu savunma üzerine mahkemece kooperatif kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davalının ortak sıfatını taşıyıp taşımadığının tespiti ile davalının taraf sıfatı (pasif husumet) taşıyıp taşımadığının belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle husumet itirazının reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy