(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 30.11.1999 tarih ve 1999/407 1999/508 sayılı kararınca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 09.05.2000 günde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili donatana ait geminin kazaya oturması nedeniyle, kurtarma ve yardım konusunda tekel hakkına sahip davalının gemi kaptanına imzalattığı matbu sözleşme uyarınca gemiyi basit bir işlemle yüzdürmesine rağmen, yapılan işin niteliği ile bağdaşmayan miktarda müvekkilinden teminat mektubu aldığını, sözleşmedeki tahkim şartına dayanarak da hakem prosedürüne başvurduğunu ileri sürerek, kurtarma ve yardım sözleşmesindeki tahkim şartının hükümsüzlüğünün tespitini, teminat mektubunun 225.000 USD.lik nakde tahsili ile tevdi mahalli tayinini, alacağın 225.000 USD.den fazla olamayacağının saptanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kurtarma ve yardım hizmetlerini tekel şeklinde yapma görev ve yetkisinde olduğunu, yapılan hizmetin bedelinin tarafların seçtiği hakemlerce belirlenmesinde tahkim usulüne aykırılık bulunmadığını, tarafların da bu konuda hakemlerini seçtiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre, davalı işletmenin kurtarma ve yardım konusunda tekel hakkı bulunmakla beraber, salt tekel hakkının mevcudiyeti sözleşmenin geçersizliğini sağlamayıp, bunun rızadaki fesat sebepleriyle kanıtlanması gerektiği ileri sürülen hususların da bu nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 65.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 710.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.05.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy