(6762 S. K. m. 85, 1297) (7397 S. K. m. 39)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 28.4.2000 tarih ve 1999/41-2000/156 sayılı kararınca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24.1.1996 tarihli acentelik sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşmeden doğan prim borcunu ödemediğini, aktin 23.6.1997 günlü noter ihtarı ile feshedildiğini ileri sürerek 2.592.742.927 liranın 23.6.1997 tarihinden itibaren DİE. Toptan Eşya Fiyat Endeksindeki en son 12 aylık artış oranının %10 fazlasıyla işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı şirketin tasfiye memuruna tebligat yapılmış, ancak davaya yanıt verilmemiştir.
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından taraflar arasındaki acentalık sözleşmesinin 29. maddesinde davacı şirket defter ve kayıtlarının delil olacağının kararlaştırıldığını ancak davacı şirket defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığından delil olarak kabul edilemeyeceği, TTK. 1297.maddesine göre otomatik olarak münfesih hale gelmiş sigorta şirketlerinin teminat yükümlülüğünün kalmadığı, sigorta sözleşmelerinin 7397 sayılı Kanun 39. maddesi uyarınca ayrı ayrı poliçeler itibariyle iptale alınması gerektiği şirketin acentalık sözleşmesi ile bu yükümlülüğünü devir edemeyeceği, davacının talep ettiği miktarın sigortalılardan tahsil edildiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı acentanın tahsil ettiği prim alacağına ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen acentalık sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca sırf davacı defterleri incelenmiş ise de, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı bu nedenle TTK. 85. madde uyarınca lehine delil olmayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle, mahkemece davalı acentanın poliçelerden doğan primleri tahsil edip, davacıya intikal yükümlüğünün tespiti için, davalı şirketin defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılığıyla incelenip, sonucuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy