(551 S. KHK. m. 165, 161)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 24.05.2000 tarih ve 1998/764 - 2000/228 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, tarafların mobilya imalatı ile iştigal ettiklerini, davalının mobilya üretiminde kullanılan levhalar üzerine üst yüzey işlemleri malzemesi olarak döküm polyesteri kullanmaktan ibaret sistem için Türk Patent Enstitüsü'nden "Faydalı Model Belgesi" aldığını, oysa müvekkilin de bu sistemi çok öncelerden beri kullandığını ve yaygın bir sistem olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uyguladığı sistemin farklı olduğunun tespitini, aksi takdirde sistemler aynı ise davalının tescil ettirdiği model tescilinin iptalini ve sataşmanın önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 551 sayılı KHK. nın 165/2 nci maddesine göre hükümsüzlüğün talep edilebilmesi için 161 inci maddeye göre itiraz yapılmış olmasının zorunlu olduğunu, oysa başvurunun ilanından itibaren üç ay içinde itiraz başvurusu yapılmadığından modelin kesinleştiğini, modelin orijinal olduğunu savunarak davanın esas ve usulden reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlar doğrultusunda başvurunun ilanından itibaren 3 ay içinde itiraz edilmediği, ancak 551 sayılı KHK. nın 104 üncü maddesi uyarınca patent sahibine tanınan korumanın, faydalı model belgesi sahibine de aynen uygulanacağı, bu nedenle patentin hükümsüzlüğü ile ilgili düzenlemelerin bu davada uygulanması gerekeceği, dolayısıyla 165/2 nci madde hükmünün bu davada uygulama yeri olamayacağı hükümsüzlüğün zarar gören üçüncü kişilerce talep edilebileceği, davacının bu anlamda zarar gören kişi olduğu, bu durumda davacının dava ehliyetinin bulunduğu, aynı maddeye göre koruma süresinin devamınca hükümsüzlüğün talep edilebileceği, dolayısıyla 3 aylık sürede itiraz edilmesi koşulunun bu davada uygulanma yerinin olmadığı, tekniğin bilinen durumunun aşılmasının yenilik demek olduğu, oysa davalı üretiminin bu anlamda olmadığı ve sistemin daha önce uygulanmasının yenilik vasfını kaldıracağı gerekçeleriyle davanın kabulü ile model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı sataşmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 554 sayılı KHK. nın 161/son maddesine göre bu tür iddiaların hal yerinin mahkeme olduğunun belirtilmiş bulunmasına göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 12.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy