(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce görülerek verilen 10.04.2000 tarih ve 1999/169 - 2000/700 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin ortağı olduğunu, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçe yapılarak kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, oysa kooperatife ödenmeyen borcu bulunmadığını ileri sürerek, 16.11.1998 tarihli çıkarma kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının genel kurullarca belirlenen aidat miktarı ve gecikme faizlerini ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacıya çıkartılan uyarılardaki borç miktarının farklı gösterildiği ve bu durumda uyarıların yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı kooperatif genel kurullarınca belirlenen akçalı yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve iddia edildiği gibi kooperatife borcu bulunmadığı halde ortaklıktan çıkarıldığını ileri sürerek, çıkarma kararının iptali isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacıya çıkartılan ihtarlardaki borç miktarının farklı gösterilmesi nedeniyle, usulsüz ihtarlara dayalı çıkarma kararının iptaline karar verilmiştir.
Oysa davalı savunmasında belirtildiği gibi, dosya içeriğinden de, iki ihtar arasındaki 30.000.000.- lira'lık farkın davacının ihtarın notere tevdiinden sonra yaptığı ödemeden kaynaklandığı ve 2 nci ihtarda söz konusu ödemenin düşüldüğü konusunda açıklama olduğuna göre, iki ihtar oranında miktar farklı olduğundan söz edilemez.
O halde mahkemece, bilirkişiye davalı kooperatifin genel kurullarında belirlenen aidat ve gecikme zamları dikkate alınarak, kooperatif kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucu davacının davalı kooperatife olan gerçek borcunun iddia edildiği (ihtarlarda belirtildiği) kadar olup olmadığı tespit ettirilmek ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulmak gerekirken, bu hususları esas olmayan ve denetime elverişli bulunmayan bilirkişi raporuna göre hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy