(6762 S. K. m. 1301) (İnşaat Sigortaları Poliçeleri Genel Şartları m. 3)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 12.05.2000 tarih ve 2000/386-2000/489 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin yapmakta olduğu inşaatlarla ilgili olarak davalı şirkete All Risk İnşaat Sigortası yaptırdığını, bu inşaatlarda 28.06.1996 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiğini ancak zararın davalı şirketçe ödenmesine yanaşılmadığını ileri sürerek (348.025.900.-) lira sigorta tazminatının davalı şirketten temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevabında, müvekkili şirketin sigortalısının dava dışı kooperatif olduğunu, sigorta ettiren konumundaki davacının dava açma hakkı bulunmadığını, davacının gözetme ve özen gösterme borcunu ihlal ettiği, Poliçe Genel Şartlarının 3/j maddesine göre inşaatın tamamlanan veya işverene teslim olunan kısımlarında meydana gelen hasarların teminat dışı olduğu, hırsızlık olayının vuku bulduğu yerlerin taşeron firma tarafından 20.04.1996 tarihinde tamamlanarak davacıya teslim edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hırsızlık olayının poliçe dönemi içerisinde meydana geldiği ve sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, ancak davalı şirketin rizikonun gerçekleşmesini engelleyecek tedbirleri alma konusunda ağır kusurunun bulunduğu, bu nedenle tazminattan %50 indirim yapılması gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine, Dairemizin 08.11.1999 gün ve 1999/6930 Esas, 8903 Karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı yönünden ise, davacının ağır kusurundan söz etme imkanı bulunmadığı gibi, İnşaat Sigortaları Poliçesi Genel Şartları'nın 3(i) maddesi uyarınca ağır kusur halinin dahi teminatı kaldırmayacağı, bu durumda tazminattan indirim yapılmasının doğru olmadığı gerekçeleriyle davacı yararına bozulması ve davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin 23.03.2000 tarih ve 2000/1526 Esas, 2200 Karar sayılı Dairemiz ilamı ile reddi üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yeniden yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.662.000.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy