(556 S. KHK. m. 7)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 17.2.2000 tarih ve 1998/772-2000/41 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı Enstitüye yapılan besinle zenginleştirilmiş tabletler ve alaminüt yiyecekler, kilo kontrol ürünleri, yemek yerine geçen içecek karışımları gibi iştah bastırıcı ve metebolizmayı uyarıcı ajanlar içeren mallarda kullanılan Juice Plus + ibareli kelime ve sembol markasının tescili isteminin reddedildiğini, yeniden inceleme ve değerlendirme kuruluna yapılan başvurunun da reddedildiğini, bu markanın pek çok ülkede tescilinin yapılmış olduğunu, İngilizce terimler için 556 S. KHK. nın 7/c-f hükümlerinin uygulanamayacağını, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, markanın bir kısmına aynı KHK. nın 7/d maddesinin uygulanamayacağını beyanla markanın tescil talebinin reddi yolundaki işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun 556 S. KHK. nın 7/1 (c ve f) maddeleri gereğince reddedildiğini, tescili talep edilen Juice ibaresinin meyve sularına verilen genel bir ibare olduğunu, markanın esas unsurunu teşkil ettiğini, yabancı dilde olan tasviri işaretlerin tescil edilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, herkesin kullanımına açık tutulması gereken tasviri işaretlerin yabancı dilde de olsa tescilinin mümkün olmadığı, başvurudaki Juice kelimesinin değişik karakterde dikkat çekecek tarzda yazılmış olduğu, herkes tarafından kullanılan meyve suyu anlamına geldiği plus + ibaresinin de daha fazla anlamında olup, daha fazla meyve suyu anlamındaki ibarenin malların vasıf, kalite ve cinsini belirttiği, tescil talebinin reddinin 556 S. KHK. nın 7/1 (c ve f) maddelerine göre uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait Juice Plus + markasının Türkiye'de tescilinin reddine ilişkin davalı Enstitü kararının iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Davacının tescil isteminde bulunduğu marka, besinle zenginleştirilmiş tabletler, alaminüt yiyecekler, kilo kontrol ürünleri, meyve-sebze suyu, süt veya su ile kombine edilmek suretiyle alınan ve yemek yerine geçen içecek karışımları, kilo kontrol ürünleri ve iştahı bastırıcı ve metabolizmayı uyarıcı ajanlar içeren yiyecek ve tabletlerde kullanılmak istenmektedir.
Davalı Enstitü davacının istemini markada yer alan Juice ibaresinin meyve sularına verilen genel bir ibare olduğu, herkes tarafından kullanılabileceği gerekçesiyle reddetmiştir.
Her ne kadar tescili istenen markada yer alan Juice kelimesi dünyada ve ülkemizde meyve suyu anlamında kullanılmakta ise de, ülkemizde meyve suyu yerine alternatif bir kelime olarak yaygın biçimde kullanılmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da isabetli olarak belirlendiği üzere, markada yer alan juice kelimesi anlamı itibariyle tasviri bir işaret olarak kabul edilse dahi, tek başına kullanılmadığı hallerde tescili talep edilen marka bir bütün olarak değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Somut olayda Juice plus + markasında yer alan kelimelerden birinin diğerine göre daha üstün niteliği bulunmadığı gibi, Juice kelimesi meyve suyu olarak algılama dahi, plus + kelimesinin ilavesi nedeniyle tescili istenen marka ürün türünü gösteren tasviri işaret olmaktan çıkmakta ve özgün bir isim haline gelmektedir. Markanın kullanılacağı ürünlerin özelliğine göre de meyve suları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı dolayısıyla yanıltıcı niteliği olmadığı göz önüne alındığında tescili istenen Juice plus + ibaresinin marka olarak kullanılmasında 556 Sayılı KHK. ye aykırı bir durum bulunmamaktadır. O halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazalı olduğu şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy