(1086 S. K. m. 436)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 28.03.2000 tarih ve 1998/1195 - 2000/217 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 14.11.2000 günde davalı avukatı Ayhan Sağıroğlu gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, BMV marka otomobilini hasarsız olduğunu belirterek 10.12.1997 tarihinde kasko sigortası yaptıran davacının 28.01.1998 tarihinde hasar ihbarında bulunduğunu, olay nedeniyle davacıya (5.806.500.000.-) lira tazminat ödendiğini, ancak, bilahare yapılan araştırmada, esasen kazanın 06.12.1997 tarihinde meydana geldiğinin anlaşıldığını, davacının bunu gizleyerek haksız tazminat aldığını ileri sürerek, (5.806.500.000.) lira'nın reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, 06.12.1997 tarihli kaza sonrası aracın tamir ettirildiğini, hatta bu dönemde trafik cezası ödendiğini, ihbar edilen kazanın gerçek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, 06.12.1997 tarihinde takla atarak hasarlanan BMV marka aracın 10.12.1997 tarihine kadar geçen 3-4 günlük sürede tamir ettirilerek tekrar trafiğe çıkmasının mümkün olmadığı, davacının tamir faturası ve ileri sürdüğü ceza makbuzlarını dahi ibraz edemediği, bu itibarla ihbarın gerçek olmadığı ve tazminatın haksız alındığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 195.792.500.- lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy