(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İskenderun 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 17.02.2000 tarih ve 1999/193 - 2000/76 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil tarafından ihraç edilen ürünlerin yurt dışına taşımasını üstlenen davalıya, taşıma bedelinin alıcı tarafından ödenmesinin teminatı olmak üzere iki adet çek verdiğini, taşıma ücretlerinin alıcıdan tahsil edilmesine rağmen teminat çeklerinin iade edilmeyip, ihtiyati haciz kararı alınarak icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, çeklerden dolayı borçlu olmadığının saptanmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından taşıma ücretinin güvencesi olmak üzere davalıya çek verildiği, davalının taşıma ücretini alıcıdan tahsil etmesine rağmen çekleri iade etmediği, verilen sürede ticari defterlerini inceleme için ibraz etmediği gibi, bilirkişi raporuna da itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak; davalı, davaya yanıt vermemiş olmakla, davacı tarafın ileri sürdüğü hukuki iddiayı inkar etmiş sayılması gerekir. Bu durumda, davalının elinde olan çeklerin teminat çeki olduğunun davacı tarafça kanatlanması gerekir. Bu husus çekin mücerret bir ödeme aracı olması ilkesine de uygun düşmektedir. Mahkemece, her ne kadar bilirkişi raporu esas alınarak dava kabul edilmiş ise de alınan bilirkişi raporu sadece dosyaya ibraz edilen delillere bağlı kalınarak hukuki değerlendirme içermekte olup, bu niteliği itibariyle de hükme esas alınamaz. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere çekin mücerret ödeme aracı olduğu, davalının iddiaları inkar ettiği hususları da nazara alınarak, çeklerin teminat çeki olduğuna yönelik davacı kanıtları, taraflar arasındaki varsa sözleşme hükümleri ve diğer usul hukuku kanıt araçları da gözönünde tutularak değerlendirme yapıp, sonucuna göre karar vermek gerekir iken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy