(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.4.2000 tarih ve 1999/497-176 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2000 günde davalı asil Veli Şeker gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatife üyeliğinden doğan ve eşitlik ilkesine uygun olarak diğer ortaklarca yatırılan borcunu ödemediğini ve açılan takibe de haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, istenen paranın iptal edilen 25.1.1998 tarihli genel kurul kararına dayandığını ve ödemediği hiçbir aidat bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davalı kooperatifin kayıtları incelenerek davalı borcunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.136.848.000.TL tutarındaki takip bölümüne ilişkin davalı itirazının iptaline, bu miktarın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ve asıl alacak tutarı olan 1.450.000.000.TL sına takip tarihinden itibaren aylık %10 oranında gecikme faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyelik borcuna dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalının eşitlik ilkesine uygun davranarak herkesin ödediğini ödemesi gerektiğini ileri sürmekte; davalı ise, istenen paranın iptal edilen genel kurul kararında belirtilen miktar olduğunu savunmaktadır. Mahkemece, takip tarihi itibariyla ve ancak davacının sadece 31.12.1998 kadar ki ödemeleri düşülmek suretiyle hesaplama yapılan bilirkişi raporu nazara alınarak hüküm kurulmuştur.
Bilirkişi raporunda davalının takip tarihi itibarıyla borcu hesaplanırken, 31.12.1998 tarihinden sonraki, ancak takipten önceki ödemeleri, rapor ekindeki davacıya ait yardımcı defter fotokopisinde yer almış ise de hesaba katılmış gözükmemektedir. Her şekilde davalının kooperatife borcu olduğu yolundaki iddia, belli bir sebebe hasredilmiş olarak değil de, genel olarak borcun varlığına yönelik bir sav olarak değerlendirilecek olursa; o takdirde davalının takip tarihi itibarıyla borcu olup olmadığının, o tarihe kadarki bütün ödenmesi gereken ve ödenenlerin hesaplanması suretiyle saptanması gerektiğinin kabulü uygun düşecektir.
Mahkemece, açıklanan esaslar dairesinde, davalının takip tarihi itibarıyla davacı kooperatife borcu olup olmadığının saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy