(5846 S. K. m. 6, 14, 36) (5680 S. K. m. 3, 15)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İstanbul 5.Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 28.09.1999 tarih ve 1998/489 - 1999/477 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerine ait gazetelerde yer alan haberlerin davalılara ait radyo ve televizyonlarda okunmak ve fotoğrafların tasvir edilmek suretiyle dinleyicilere ulaştırıldığını, bu haberlerin büyük özveri ile elde edildiğini, davalıların eylemleri ile gazete okunmasının engellendiğini, eylemin Basın Kanunu 15 ve F.S.E.K. 14 ve 36.maddelere aykırı olduğunu, ihtara rağmen yayının sürdürüldüğünü, tedbir yolu ile durdurmak zorunda kaldıklarını beyanla müvekkili gazetelerde yeralan haber ve fotoğrafların yayınlanmalarının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gazete haberlerinin basın özeti şeklinde radyolardan verilmesinin gazete okunması alışkanlığını engellemeyeceği, davacının haberlerine yer verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacı şirketin gazetesinde yayınlanan haberlerin emek ve hususi fedakarlık sonucu elde edildiği, F.S.E.K.na göre eser sayılacağı, radyo yayınlarının mevkute sayılmasa bile gazete haberlerinin ayrıntılı olarak yayınlanmasının davacı şirketin iznine bağlı olduğu, izinsiz yayınlanması halinde eser sahibinin F.S.E.K.na göre tecavüzün önlenmesini isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne davacı gazetelerindeki haber ve fotoğrafların ayrıntılı biçimde davalı şirkete ait radyoda izinsiz yayınlanamayacağının tespiti ile Önlenmesine karar verilmiştir.
Dava; gazete haberlerinin ve fotoğraflarının radyoda ayrıntılı olarak dinleyicilere aktarıldığı iddiasına dayalı olarak bu yayınların engellenmesi istemine ilişkindir.
F.S.E.K.nun 36.maddesi uyarınca, Basın Kanunu'nun 15. madddesi hükmü saklı kalmak üzere, basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir. Sadece içtimai, siyasi ve iktisadi günlük meselelere müteallik makale ve fıkraların iktibas hakkı saklı tutulabilir. Bu makale ve fıkraların iktibas hakkı saklı tutulsa bile bunların kısaltılarak yayılması caizdir. Her halükarda iktibas edilen kaynağın açıklanması gerekmektedir. Haberlere ilişkin Basın Kanunu'nun 15.maddesindeki sınırlama ise, özel fedakarlık sonucu elde edilen haber, yazı ve resimlerin başka mevkuteler tarafından 24 saat geçmeden izinsiz yayınlanamayacağına ilişkindir. Aynı yasanın 3/b maddesinde mevkute, gazeteler, haber ajansları neşriyatları ve belli aralıklarla yayınlanan diğer bütün basılmış eserler olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda davalı tarafından yapılan yayında F.S.E.K.nun 6/1 maddesi uyarınca davacılara ait gazete haberlerinin kaynak belirtilerek iktibas edildiği ve yapılan yayında herhangi bir yasa ihlalinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, mahkeme kararının gerekçe ve hükmünde belirtildiğinin aksine, dava konusu haber ve fotoğrafların ayrıntılı biçimde yayınlandığı ispat edilmediği gibi bütün gazete haberlerinin hususi fedakarlık sonucu elde edildiğine dair gerekçenin de kabulü mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece sabit olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy