(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 13.4.2000 tarih ve 1999/1532-2000/470 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalıların sahibi sürücüsü ve sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak 168.865.000K TL sının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta vekili kendilerine yapılan başvuru tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir.
Diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçesindeki limitle sınırlı olarak davanın kısmen kabulü ile 122.020.179 TL'nin ödeme tarihi olan 9.3.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca verdiği zararın rücuen tahsilini istemiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci maddesinde Sigortacının, kendisine tazminat ödenmesi için gerekli ihbar yapılıp, belgenin ibrazından itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapacağı hükme bağlanmıştır. Diğer bir deyişle, davalı sigortacı yönünden sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü ancak bu tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dosya kapsamından, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvurulmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm kısmında yazılı 9.3.1998 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte sözcüklerinden sonra gelmek üzere davalı sigorta şirketi yönünden 28.12.1999 dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.10.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy