(2004 S. K. m. 277)
Dava: Taraflar arasındaki davanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince görülerek verilen 03.02.2000 tarih ve 1999/152 - 2000/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için belirlenen 07.11.2000 günde davacı avukatı Sevda Baydın ile davalılardan Abeş Ltd. Şti. avukatı Ata Türkoğlu gelip, diğer davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kredi müşterisi olan davalı Abeş A.Ş.nin borcunun 01.07.1998 tarihinde 32.484.054.000.- lira olarak kat edildiğini, bu şirketin başka bankalara ve piyasaya da yüksek miktarda borçlandığı için alacaklarını tahsil edemediklerini, diğer davalı şirketin ise 26.03.1998 tarihinde, muvazaalı olarak alacaklılardan mal gizlemek amacıyla Abeş AŞ. tarafından kendi elamanına kurdurulduğunu, her iki şirketin adreslerinin dahi aynı olduğunu, kötüniyetli şekilde mal ve kazançların gizlenilmesine çalışıldığını ileri sürerek, alacaklarının her iki şirketten faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Abeş Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını ve diğer davalı şirketle bir ilgilerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının kredi borcu nedeniyle müvekkili aleyhine açtığı takibin kesinleştiğini, aynı borca dayalı yeni bir dava açılamayacağını ve diğer davalı ile aralarında organik bir bağ olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının kredi borçlusu tarafından mal kaçırılması durumunda tasarrufun iptalini isteyebileceği, alacak isteminin bir dayanağının olmadığı, ayrıca borçlu şirket hakkında kesinleşmiş icra takibi varken alacak davası da açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2.080.000.- lira temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz edenden alınmasına, 100.000.000.- lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Abaş'a verilmesine, 07.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy