(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.3.2000 tarih ve 1997/626-2000/144 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.11.2000 günde davalı avukatı Şenol Bilginer ve davalı asil Mehmet Karakız gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmedi temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı ve davalı asil Mehmet Karakız dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ömer Özdemir tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aidat borcunun ödemediğinden dolayı haksız şekilde üyelikten ihraç edildiğini ileri sürerek, üyeliğinin tespiti 16.11.1997 tarihli genel kurul kararının kaldırılmasını ihraç kararının iptalini, adına tahsis edilen konutun tapuda adına tescilini, çekişmenin önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar süresinde yanıt vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 16.11.1997 tarihli genel kurula çağrılmadan ve hazirun cetvelinden adı silinmek suretiyle toplantı yapıldığından alınan kararların yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğu, kooperatif üyesi davacıya tahsis edilen konutun verilmediği, kooperatifin alacağı varsa bunu her zaman isteyebileceği gerekçesiyle, 16.11.1997 tarihli genel kurul kararlarının iptaline, 29 nolu dairenin tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline, muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kooperatif vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin aidat borçlarını ödemediği gerekçe gösterilerek üyelikten ihraç edildiğini, genel kurul hazirun cetvelinden adı silinerek toplantıya çağrılmadan genel kurul yapıldığını ve kendisine konut verilmediğini ileri sürerek, üyeliğin tespitini, ihraç kararının iptalini, genel kurul kararının kaldırılmasına ve adına tahsis edilen konutun tescilini dava etmiştir.
Davalı kooperatif, davacının bir kısım ödemelerini kabul edip, davacı hakkında ihraç kararı da alarak, davacının üyeliğini benimsemiştir. Davacı hakkında zimmete dayalı bir ihraç kararı da bulunmadığına göre, davacı üyedir. Sonuç ise, akçalı yükümlülüklere ilişkindir. Davacı hakkında alınan ihraç kararı, kooperatif anasözleşmesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde öngörülen prosedüre uygun olarak yapılmadığından, genel kurulda alınan ihraç kararı tarihi olan 16.11.1997 günü itibariyle dava süresindedir.
Kooperatifin amacı üyelerine konut tahsis etmektir. Davacı üyelik haklarına dayalı olarak konut talep etmekte haklıdır. Ancak, davacı da diğer üyelerin yaptığı ödemelerin reel karşılıkları kadar bir ödeme yapmadan konut talep edemez. Mahkemece, bu husus üzerinde durulmadığı gibi, davacı adına tesciline karar verilen konutun, davacıya tahsis edilip edilmediği, bu konut üzerinde hakkı olup olmadığı da araştırılmamıştır. Davacı, ancak adına tahsis edilen bir konut veya kooperatif elinde fazla konut varsa konut isteyebilir. Aksi takdirde tazminat isteyebileceği gözetilmeden noksan incelemeye dayalı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2- Mahkemece, 16.11.1997 tarihli genel kurul kararlarının da iptaline karar verilmiştir.
Salt genel kurul toplantısının, çağrının usulsüzlüğü genel kurul kararlarının iptalini gerektirmez. Ayrıca genel kurulda alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına da aykırılığın saptanması gerekip, davacı tarafından bu konuda herhangi bir belge sunulmamış olmasına göre, anılan genel kurul kararlarının yalnızca davacının üyelikten ihracına ilişkin bölümünün iptaliyle yetinilmesi gerekirken, davacının adının hazirun cetveline yazılmaması ve usulünce çağrılmadığı gerekçesiyle talep dahi aşılarak genel kurul kararlarının tümünün iptaline karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak, davalı kooperatife verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy