(556 S. KHK m. 9, 61, 62/a) (6762 S. K m. 54, 57/5, 58/a)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.2.2000 tarih ve 1998/1362-2000/80 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tescilli "Protel" markasının davalı tarafından ticaret unvanı ve marka olarak kullanılmak suretiyle haksız rekabette bulunulduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların faaliyet alanlarının ve konularının farklı olduğunu, müvekkilince "Protel" markalı ürünün üretilip pazarlanmadığını, anılan ibarenin ticaret unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının önceden tescilli unvan ve markasında yer alan "Protel" sözcüğünün davalı tarafından kullanılmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının tescilli markasında ve unvanında yer alan "Protel" sözcüğünün davalının ticaret unvanında ve üretip pazarladığı ürünlerde haksız olarak kullanıldığı savına dayalı olarak açılan TTK.nun 57/5, 556 sayılı KHK.nın 9 ve 61 maddeleri uyarınca haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının oradan kaldırılması ile hüküm özetinin ilanı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı markası ve ticaret unvanın esas unsurunu oluşturan "Protel" sözcüğünün davalının ticaret unvanın da yer almasının ve ürettiği mallarda kullanmasının davacının önceden tescilli markasına tecavüz oluşturduğu, ancak davalının davacı ürünlerini taklit ettiği savının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı eyleminin 556 sayılı KHK.nın 62/a ve TTK.nun 58/a maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz ve haksız eylem niteliği taşıdığının tespiti ve önlenmesine, davalının anılan sözcüğü kullanmasının men'ine karar verilmiştir.
Tescilli marka ve endüstriyel tasarım sahibi, bu tesciller hükümsüz kılınmadıkça marka ve tasarımını kullanabilir. Dava, 5.6.1998 tarihinde açılmıştır. Oysa davalı, 15.1.1997 tarihinde "Protel" adlı ambalaja ilişkin endüstriyel tasarımını, 24.4.1998 tarihinde ise aynı adlı emtia markasını tescil ettirmiştir. Eldeki davada, bu tescillerin iptali istenmediğine göre, davalının ürünlerinde "Protel" markasını kullanması ve tescilli tasarımına uygun ambalaj ile pazarlaması hakkı bulunmaktadır. Bu bakımından, davalının geçerli marka ve tasarımını kullanması haksız rekabet oluşturmadığından, bu şekildeki faaliyetinin davacı markasına tecavüz ve haksız eylem olarak nitelendirilerek hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan, davacı ticaret unvanı 1989 yılında tescil edilmekle, 1995 yılında tescil edilen davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "Protel" sözcüğünün ticaret sicilinden terkini istenebilir. Ancak, dava dilekçesinde TTK.nun 54.maddesindeki düzenlemeye uygun biçimde davalının ticaret unvanındaki "Protel" sözcüğünün silinmesi veya değiştirilmesi talep edilmediğine göre, davalı ticaret sicilinde kayıtlı unvanını kullanmayı sürdürebilir. Bu durum karşısında, davalının ticaret unvanında yer alan "Protel" sözcüğünün silinmesi istemine ilişkin yöntemince dava açılmadığından, bu yöne ilişen istemin de reddi gerekirken, davalının ticaret unvanı ile ilgili olarak infaz kabiliyeti olmayan biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından da bozulması icabetmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 100.000.000 lira vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil edilen davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy