(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek verilen 20.06.2000 tarih ve 1998/741 - 2000/410 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 24.01.1997 tarihinde taşıt kredisi aldığını, aylık ödemelerini aksatması üzerine bankanın 16.10.1997 tarihinde ihtar göndererek krediyi kat ettiğini, geciken aylık taksitlerin ve faizlerin ödenerek taksitlerin normal hale getirilmesinden sonra müvekkilinin tekrar taksitleri aksattığını, bankanın bu kez 10.02.1998 tarihli ihtarı ile hesabı kat ettiğini, müvekkilinin istenen parayı ödemiş olmasına rağmen bankanın ihtiyati haciz kararı alarak icra takibine başladığını, istenen borcun ödenerek takibin kapatıldığını, bankanın icra takibinde haksız tahsilatlar yaptığını beyanla kötüniyetle tahsil edilen 1.733.998.646.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya gönderilen ikinci ihtarnamenin sehven gönderilmiş olduğunu, davacının hataen yapılmış bir yanlışlıktan istifade etmeye çalıştığını, davacının borcunu öderken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini, halen borcunu bankaya ödememiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının davalı bankaya fazla ödemede bulunmuş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 609.986.405.TL.nın 07.08.1998 tarihinden itibaren Merkez Bankasının uyguladığı ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının davalı bankadan kullandığı taşıt kredisi nedeniyle haksız yere ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
Taraflar arasında yapılan 24.01.1997 tarihli ekspres kredi sözleşmesi ile davacının davalı bankadan 1.500.000.000.TL. kredi aldığı, davacının ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle ilk olarak 24.06.1997 tarihinde taksit ödemesini yerine getiremediği, davalı bankanın 16.10.1997 tarihli ihtarı ile hesabı katettiği, ancak davacının kattan sonra ödemelerde bulunduğu ve bankanın bu ödemeleri kabul ettiği, davacının ikinci kez 24.10.1997 tarihli taksit ödemesini yerine getirememesi nedeniyle bankanın bu kez 10.02.1998 tarihli ihtarı ile hesabı kat ettiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı banka tarafından gönderilen ihtarnamelerden ve bu ihtarlarda istenen faiz oranlarından hangisine itibar edilmek suretiyle davacının davalı bankaya fazla ödemesi olup olmadığının tespiti yönünde toplanmaktadır.
Davalı banka tarafından ilk olarak gönderilen 16.10.1997 tarihli ihtarname ile hesabın kat edildiği bildirilmiş ise de, bu ihtardan sonra davalı tarafından 06.08.1998 tarihine kadar herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının 20.10.1997 ve 27.10.1997 tarihli ödemelerinin de kabul edilmiş ve 10.02.1998 tarihinde gönderilen ikinci ihtar ile hesabın kat edildiği bildirilmiş bulunması karşısında davalı bankanın artık ilk ihtarından vazgeçtiği, ödemeleri kabul ile sözleşmenin ayakta kalmasını arzuladığı sonucunu kabul zorunlu bulunmaktadır. O halde mahkemece, ikinci kat ihtarına itibar edilmek suretiyle temerrüdün doğduğu andan itibaren bankaya ödendiği tarihe kadar geçen günler için krediye uygulanan faiz oranının tespiti ile taraflar arasındaki sözleşmenin 14. maddesine göre belirlenecek faiz oranının tespiti ile davacının davalı bankaya krediden dolayı fazla ödemesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, yetersiz ve eksik incelemeye dayalı olan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 06.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy