(1086 S. K. m. 439)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesince görülerek bozmaya uyularak verilen 05.06.2000 tarih ve 1999/364 - 2000/255 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından, sahte nüfus cüzdanı ile noterden vekaletname düzenleten dava dışı kişinin verdiği vekaletnameyi ibrazı üzerine ödeme yapıldığını, davalı bankanın imzasız vekaletnameye itibar etmek ve vadeli yatırılan paranın hemen çekilmek istenmesine dikkat etmemek suretiyle özensiz davrandığını ileri sürerek, 55.000.000. lira'nın 22.02.1993 tarihinden itibaren % 58 vadeli mevduat faizi ve müteakip aylara ilişkin mürekkep faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin vekaletnamenin resmi olan görünüşüne güvenerek işlem yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, ihbar olunan noter hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen karar, Dairemizin 04.05.1998 tarih ve 1394-3049 sayılı ilamı ile noter hakkında ayrı bir dava açılmak ve açıldığında birleştirilmek üzere davacıya süre verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma üzerine mahkemece davacının noter hakkında dava açmayacağını, bu haktan feragat ettiğini bildirdiği, bankanın tek başına kusurlu olduğu, davacının munzam zarar da talep ettiği gerekçeleriyle 790.412.797. lira'nın 22.11.1997 tarihinden itibaren % 58 yasal faiziyle davalı bankadan tahsiline, noter hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin verilen karar da Dairemizin 17.06.1999 tarih ve 3213-5457 sayılı ilamı ile davacının munzam zarar talep etmediği, 1 ay vadeli parasının çekildiği 22.02.1993 tarihinden itibaren 18.03.1993 tarihine kadar % 58 faiz uygulanmak suretiyle ulaşılan rakam bulunduktan sonra bu miktarın 18.03.1993 tarihinden itibaren aynı oranı geçmemek üzere tahsil tarihine kadar değişen oranlarda reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş olup, mahkemece davanın davalı banka bakımından kısmen kabulü ile 56.951.144. lira'nın 18.03.1993 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil tarihine kadar % 58 oranını geçmemek üzere değişen oranlardaki reeskont faiziyle davalı bankadan tahsiline, noter hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozma doğrultusunda karar verilmek gerekirken, infazda tereddüt doğuracak şekilde hem yasal hem de reeskont oranında faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenle kararın hüküm bölümünün 2 nolu bendinde yer alan işleyecek yasal faizi ile birlikte kelimelerinin çıkartılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy